ayşenur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayşenur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2016 Cumartesi

HAVUÇLU KEK



    Sabahları erkenden kalkıp okula yetişmeye çalışırken çoğu öğrenci hiç birşey yiyemiyor.Ben de zamanım darsa genelde ya kahvaltı yapamıyorum, ya da sadece kahve içiyorum.Endo-üro- nefro stajında tam da bu sebepten bir sabah dersinde kahvaltı yapmayı planladık.Bana da kek yapmak düştü. Uzunca bir süre neli kek yapacağıma karar veremedim.Sonunda havuçlu keke kimsenin hayır diyemeyeceğini düşündüm. Annemden aldığım tarife tahmin ettiğim gibi kimse hayır diyemedi.
    Sevgiyle yapılan herşey çok lezzetli ve bereketli oluyor.Ne yaparsanız yapın aşk ile yapın.Tarifi annemden aldığım şekliyle sizlerle paylaşıyorum. 


MALZEMELER
3 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
½ su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı süt
1 portakal kabuğu rendesi
2 adet havuç
1 çay bardağı kıyılmış ceviz
1 tatlı kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı toz zencefil
1 su bardağı tam buğday unu +2 su bardağı un. Tamamı beyaz un da konulabilir.
1 paket kabartma tozu
YAPILIŞI
1-Havuçlar soyulur, rendelenir. Cevizler irice kıyılır.
2-Bir çırpma kabına yumurtalar kırılır. Üzerine toz şeker konulur.10 dakika çırpılır.
3-Çırpma kabına süt ve sıvı yağ eklenip 2 dakika daha çırpılır.
4-Karışıma havuçlar ve portakal kabuğu rendesi eklenerek çırpmaya devam edilir.
5-Bir kasede un, kabartma tozu, toz tarçın ve zencefil karıştırılır.
6-Çırpma kabındaki sıvılara unlu karışımın yarısı konur. Kıyılmış cevizle birlikte karıştırılır. Bu aşamada artık fazla çırpılmaz. Aksi taktirde kek hamuru sulanır ve kabarmaz.
7-Kıvam kontrol edilir. Kalan unlu malzeme koyu bir yoğurt kıvamı elde edinceye kadar karıştırılır.
8-Fırın 150 dereceye ayarlanır, ısınmaya bırakılır.
9-Kek kalıbı yağlanır ve unlanır. Hazırlanan karışım kalıba dökülür. Önceden ısıtılmış fırında 30 dakika pişirilir.
10-Kürdan yardımıyla pişmişlik kontrolü yapılır. Kürdan temiz çıkıyorsa fırından alınır. Ilıklaşınca kalıptan çıkarılır. İstenirse üzerine tarçın karıştırılmış pudra şekeri elenir. 

AFİYET OLSUN



   

29 Aralık 2015 Salı

FAKİR AMA GURURLU BROWNIE


Bu tarifi uzun zamandır herkesle paylaşmak, tüm dünyaya duyurmak istiyorum.Çünkü çok basit, pratik ve hesaplı. Tam bir öğrenci dostu. Canınız çikolatalı birşeyler çektiğinde ya da misafiriniz geldiğinde beş dakikada çırpıp, onbeş yirmi dakikada pişirebileceğiniz bir brownieyle karşı karşıyasınız. Üstelik tarifte tereyağı ve çikolata yok. Bu hem maliyeti neredeyse sıfıra indiriyor, hem de işkence gibi benmaride çikolata eritme ritüelinden sizi kurtarıyor. Tüm bunlara rağmen tadından, dokusundan hiçbir ödün vermiyor. İşte bu yüzden, o fakir ama gururlu bir brownie. Kime yedirdiysem yüzünden gülücükler eksik olmadı.  Mutluluk garantili bu tarifi sonunda sizlerle başbaşa bırakıyorum.

Malzemeler

İki yumurta
Bir su bardağı şeker
Yarım su bardağı sıvıyağ
Yarım su bardağı un
25 gram (bir küçük paket) kakao
Bir çay kaşığı vanilya
Bir çay kaşığı kabartma tozu
Bir fiske tuz

Yapılışı

1. Yumurtaları ve şekeri şekerler eriyene kadar çırpın. (Bu aşamada yumurtaların rengi açılana kadar çırpmamalısınız.)
2. Sıvı yağı da ekleyip çırpın.
3. Geri kalan katı malzemeleri ekleyip topak kalmayana kadar karıştırın.
4. Heryeri yağlanmış ya da fırın kağıdı serilmiş küçük bir tepsiye dökün. Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 20-30 dakika kadar pişirin.

*Ben bu tarifi küçük (26 cm çaplı) borcam tepside yapıyorum boyut olarak uygun oluyor.
*Brownienin pişmişliğini kürdan batırarak anlayabilirsiniz.

5 Aralık 2015 Cumartesi

MARJİNAL KEREVİZ SALATASI

Uzun zamandır blogtan uzak kaldım annem gibi.Ama bu mutfaktan da uzak kaldığım anlamına gelmiyor. Her zamankinden daha çok mutfakla içiçeyim aylardır. Hayatımda büyük değişiklikler oldu.  Eve çıktım, stajyer doktor oldum. Yeni ortamlar, yeni insanlar girdi hayatıma... Tüm bunlara ayak uydururken denediğim sayısız tarifi yazıya dökmeye fırsatım olmadı malesef. Ama biyerden başlamak gerekiyor ve başlangıç için bu ilginç salatanın uygun olduğunu düşünüyorum. Değişmek yaşamın özündeyken yeniliklere, değişmeye direnmemeli insan. Hayatımı değiştirenlere, güzelleştirenlere sevgilerimle...

MALZEMELER

Bir orta boy kereviz kökü
Birkaç kereviz sapı (yapraklarıyla beraber)
Bir yeşil elma
Bir yemek kaşığı hardal tohumu
3-4 parça ceviz
Bir tutam tuz
Bir tutam tarçın
Bir yemek kaşığı sirke
İki yemek kaşığı limon suyu
Yaklaşık yarım çay bardağı zeytinyağı

YAPILIŞI

Salata sosu için;
1- Hardal tohumları küçük bir tavada üstüne kapak kapatılarak hafif kahverengilesinceye kadar kavrulur. (Ya da patlamaları bitinceye kadar. Hardal tohumları ısının etkisiyle mısır gibi patlıyor.)
2- Kavrulmuş hardal tohumları ve ceviz havanda ezilir.
3- Ezilmiş hardal tohumu ve cevizlerin üzerine zeytinyağı, sirke, limon suyu, tuz, tarçın eklenir ve çırpılır.

Salata için;
1-  Kereviz soyulur ve rendelenir. Kararmaması için az limon suyuyla ovulur.
2- Elma jülyen (ince uzun) doğranır.
3- Kereviz sapları ufak ufak doğranır.
4- Kereviz, elma, kereviz sapı ve salata sosu derin bir kapta iyice karıştırılır ve servise hazır.
AFİYET OLSUN

24 Temmuz 2015 Cuma

GLUTENSİZ LİMONLU KEK

Limonlu kek bir dönem sürekli yaptığım ve çok sevdiğim bir tatlıydı. Glutensiz beslenmeye başlayınca birçok şey gibi kek de hayatımdan çıktı. Çünkü kek kabarması gerektiği için kurabiye gibi farklı malzemelerle yapmaya çok açık bir tatlı değil. Elbette artık marketlerde rahatlıkla bulunabilen glutensiz un karışımlarıyla tüm unlu tarifleri yapabilirsiniz. Ama ben kendime meydan okudum ve glutensiz un karışımı olmadan elimdeki ulaşılabilir malzemelerle tarifler üretmeye çalışacağım dedim. Annemin bana kazandırdığı temel teknik bilgiler bu konuda çok yardımcı oldu. Mesela bu tarifte kullandığım yöntem 'pandispanya' hazırlama tekniği. Biraz zahmetli ama kesinlikle denemeye değer. 

Malzemeler

3 yumurta
3 kaşık mısır unu
3-4 kaşık pudra şekeri
Yarım su bardağı zeytinyağı
2 limon
Yarım paket kabartma tozu
Bir fiske tuz 

Yapılışı

1-Yumurtaların sarı ve beyazlarını ayırın. 
2-Yumurta sarılarını pudra şekeriyle açık sarı kremamsı bir hal alana kadar çırpın. 
3-Karışıma mısır unu ve zeytinyağını ekleyin.
4-İki limonun kabuğunu karışıma rendeleyerek ekleyin. 
5-Limonlardan birinin suyunu sıkın ve bir bardakta kabartma tozuyla karıştırıp karışıma ekleyin.
6-Yumurta beyazlarını bir fiske tuzla kar haline gelene kadar çırpın. Kap ters çevrildiğinde düşmeyecek kıvama geldiğinde bir spatula ya da kaşık yardımıyla hazırladığınız karışıma yavaşça yedirin. 
7-İyice yağlanmış ya da fırın kağıdı serilmiş küçük boy bır fırın kabında 150 derecelik fırında 30-45 dakika arası pişirilir.

18 Temmuz 2015 Cumartesi

HAİKU KURABİYESİ

Haiku geleneksel japon edebiyatına ait bir şiir türü. Dünyanın en kısa şiirlerinden... Genellikle doğadan, günlük konulardan bahsediyor haikular. İnsana spontan bir şekilde yazılmış hissi uyandırıyorlar. Bu kurabiye de ani gelen tatlı krizi ve ilhamla ortaya çıktı tıpkı bir haiku gibi.
Azıcık malzemeyle, bir kaç basamakta çok basit yapılan fakat yerken insanı mutlu eden bir kurabiye. Glutensiz olması da cabası. Şair ruhlu yetenekli arkadaşım Aylin Aytekin de kurabiyeme bir haiku yazınca kurabiyem "Haiku Kurabiyesi" adını sonuna kadar haketmiş oldu.
Güzel bir kitap, güzel bir kahve ve bu haiku kurabiyesiyle iç huzuruna, hatta nirvanaya ulaşabilirsiniz.

"anladığında
işte bu kurabiye
hüznümle pişti"



Malzemeler
1,5 su bardağı bardağı yulaf ezmesi
Yarım su bardağı pudra şekeri
Yarım su bardağı hindistan cevizi
2 tatlı kaşığı kakao
2 yumurta
1 avuç damla çikolata

Yapılışı
1-Yulaf ezmesi blender ya da mutfak robotunda bir kısmı taneli kalacak şekilde inceltilir.
2-Yulaf ezmesi, pudra şekeri, hindistan cevizi, kakao, yumurta ve damla çikolata bir kaşık yardımıyla karıştırılır.
3-Hamur fırın kağıdı serilmiş tepsiye kaşıkla koyulur.
4-150 derecelik fırında 15 dakika pişirilir.


12 Temmuz 2015 Pazar

ZEN KAÇIKLARI ÇÖREĞİ

Şu sıralar yeraltı edebiyatı okuyorum. En son okuduğum kitap Jack Kerouac'tan "Zen Kaçıkları". Kerouac her zamanki gibi kitapta kendisini ve arkadaşlarını anlatmış. "Yolda"da olduğu gibi yine yolculukta. Fakat bu sefer içsel yolculukta Kerouac. Dostlarıyla sohbet ediyor, yiyor, bolca içiyor :)
Sohbetlerinde bolca Buda'dan, doğadan, evrendeki düzenden bahsediyor. Gerçekten harika bir kitap. Kitabın bazı yerlerinde yedikleri, bohem hayatlarına yakışacak derecede basit yemeklerin tariflerine de rastlanabiliyor. Bunlardan biri de Kerouac'ın arkadaşlarını doyurmak için çayın yanına yaptığı mısır çöreği.
"Sarı mısır ununu, içine biraz soğan doğrar, az tuzla ve suyla karıp tavadaki kızgın yağın içine kaşıkla ufak ufak parçalar halinde atar, sıcacık mısır çörekleri hazırlardım millete - çayla iyi giderdi." demiş Kerouac ve devamında açtığı bir falda insanları doyuracağı çıktığını eklemiş. Ben de Kerouac gibi arkadaşlarıma yemekler yapmayı, doyurmayı çok seviyorum ve bu tarifi tüm arkadaşlarıma adamak istiyorum. Annemle biraz modifiye ederek yaptık. Çok az malzemeyle yapılan basit bir tarif. Ama az çoktur...

Malzemeler
80 gram mısır unu
1 yemek kaşığı mısır nişastası
2 yumurta
1 küçük soğan
Yarım su bardağı su
Tuz
Karabiber,Pul biber (isteğe bağlı)
Kızartmak için yarım su bardağı sıvıyağ

Yapılışı

1.Soğan incecik doğranır.

2.Mısır unu, nişasta, soğan yumurta, tuz ve baharatlar derin bir kasede karıştırılır.

3.Karışım suyla yavaş yavaş inceltilir.

4.Tavada yağ kızdırılır. Karışım her seferinde karıştırarak kaşık kaşık yağa atılır. Kızarınca ters çevrilir ve diğer yüzü de kızartılır.

5.Sıcak olarak servis edilir.

NOT:İsterseniz ev yapımı yoğurtla servis edebilirsiniz. Birbirlerine çok yakışıyorlar.


VİŞNE SOSLU GLUTENSİZ BROWNİE

Okul bitti ve artık evimdeyim. Doya doya mutfakta zaman geçirebildiğim için çok mutluyum.Fakat daha sağlıklı yaşamak adına gluteni bıraktığımdan beri çok sevdiğim bazı yemek ve tatlılardan mahrum kalıyorum. Tatlıyı çok seven biri olarak zorlandığım zamanlar oldu.
Brownie özellikle çikolata seven hiç kimsenin dayanamayacağı bir tatlı. Glutensiz yapmaya da oldukça uygun. Dışı kıtır, içi ıslak ve yumuşak, hele bir de üstüne sıcak vişne sosu... Bana birşeyler oluyor...



MALZEMELER
Brownie 
225 gram bitter çikolata
225 gram tereyağı
200 gram pudra şekeri
4 yumurta
150 çiğ badem
1 fiske tuz
Vişne Sosu
2 su bardağı vişne
1 yemek kaşığı mısır nişastası
Yarım su bardağı su
2 yemek kaşığı şeker

YAPILIŞI
Brownie
1-Bademleri sıcak suya koyun. Su ılındığı zaman bademlerin kabuklarını soyun ve kurumaya bırakın. Bademler kuruduğunda mutfak robotundan incecik çekin.

2-Tereyağını eritin ve küçük parçalara bölünmüş çikolatayı içine atın. Ocağı kapatın ve karışım homojen olana kadar karıştırın.

3-Yumurtanın sarılarını ve beyazlarını ayrı kaplara alın. Beyazları bir fiske tuzla kar haline getirin. (Kabı ters çevirdiğinizde dökülmemeli)

4-Yumurtanın sarılarını pudra şekeri ile birbirine yedirin ve kremamsı bir hal alana kadar çırpın. Ardından çırpmaya devam ederek yavaş yavaş tereyağlı çikolata karışımını ekleyin. Bu sırada bir yandan da öğütülmüş bademi ekleyin. 

5- Çırpmayı bırakın ve kar halindeki yumurta beyazını parça parça karışıma ekleyerek yavaşça altüst ederek karıştırın. Bu aşamada yumurta beyazının içindeki havayı indirmemeye dikkat edin. 

6-Yaklaşık 20-25 cm çapında dibi yağlanmış bir tepsiye karışımı dökün. 

7-Önceden ısıtılmış 150 derecelik fırında 45 dakika kadar pişirin. Fırını kapattıktan sonra fırında 15 dakika dinlendirin.

 8-Soğuyunca kalıptan ters çevirerek servis tabağına alın.



Vişne Sosu
1-Yıkanmış vişneleri ve suyu bir kapta kaynatın. Kaynatırken vişneleri fazla parçalamadan ezin.

2-Su kaynadığında şekerini ekleyin ve şeker eriyene kadar kaynatın. 

3-Birazcık soğuk suyla incelttiğiniz nişastayı karışıma ekleyin ve karıştırmaya devam edin.

4-Sos katılaşmaya başlayınca ocaktan alın ve sıcakken dilimlenmiş brownie'nin üzerine dökün. 

16 Haziran 2015 Salı

PAVLOVA




Yeni Zelanda mutfağı aslında dünya mutfakları arasında çok fazla bilinmiyor. Fakat Anna Pavlova isimli balerinin ülkede gösteri yapmak için geldiğinde onuruna isminin verildiği tatlı, tüm dünyada tanınıyor. Tasarımını balerin tütüsünden esinlenerek yapmışlar. Görüntüyü yakalamak için mereng hamuru kullanılıyor. Bu nedenle beyaz, kabarık ve kırılgan bir görüntüsü var. Üzeri de balenin renkli dünyasını anımsatan taze meyvelerle süsleniyor. Malzeme meyve olunca her seferinde farklı görüntüler elde etmek mümkün.
Bir yiyecek ülkesinden çıkıp da dünya mutfağına dâhil olunca, gittiği her ülkede farklı şekilde yorumlanabiliyor. Nitekim Pavlovanın orijinali meyveli olsa da artık çikolatalı, karamelli veya tiramisu lezzetinde olanlarına rastlamak mümkün.
Ayşenur glüteni bıraktığından beri tatlı konusunda çok az seçeneğimiz vardı. Tatlıyı çok sevdiği ve dünya mutfağı ile yakından ilgilendiği için Bir yabancı sitede Pavlova tarifine rastlamış. Glütensiz bir tatlı olduğu için yapılacaklar listesine yazmış. Seçim için Erzincan’a geldiğinde birlikte mutfakta zaman geçirirken, menümüze Pavlovayı da ekledik.
İtiraf ediyorum. Ben de bir kez tatmıştım. Hazırlanışını da dokuz yıl önce uluslar arası mutfak kursunda Yeni Zelanda Büyükelçiliğinin mutfak şefinden izlemiştim. Fakat daha sonra bir daha hiç hazırlamamıştım. Türk Mutfağının zengin tatlı menüsü bana daha çok hitap ettiği için bu güzel ve oyalayıcı tatlıya hiç sıra gelmemişti.
Fakat canım kızım isteyince, akan sular durdu. Tarifi Ayşenur birkaç yabancı siteden derledi. Ben de bizdeki malzemelerle yeniden düzenledim. Biz ölçüyü ikiye bölerek iki farklı Pavlova hazırladık. Tam mevsiminde olduğumuz için birini çilekli, diğerini de tiramisu şeklinde hazırladık.
Yabancı sitelerdeki reçetelerde tatlı üzerindeki malzeme krema ve pudra şekeri çırpılarak hazırlanıyor. Biz süt, mısır nişastası ve labne kullanarak daha hafif bir krema denedik. Gayet güzel oldu.     
İşin büyük kısmını Ayşenur yaptı. Elif de her zaman ki gibi çırağımız oldu. Hatta yedikten sonra öyle güzel bir tespitte bulundu ki; Pavlova daha iyi tanımlanamazdı. Bu tatlı Elif’in tabiriyle “bulut gibi”. 
Eğer farklı bir lezzet arıyorsanız, mutlaka deneyin. Özellikle çocuklar çok sevecek.

MALZEMELER
Mereng İçin
6 yumurta beyazı
1 fiske tuz
1,5 su bardağı pudra şekeri
2 çay kaşığı mısır nişastası
1 çay kaşığı elma sirkesi
1 çay kaşığı vanilya
Krema İçin
1,5 su bardağı süt
1,5 çorba kaşığı mısır nişastası
3 çorba kaşığı toz şeker
100 gram labne
Üzeri İçin
Çilek ya da istediğiniz bir meyve (kivi, böğürtlen, yaban mersini, muz)
Türk kahvesi ve bitter çikolata rendesi

YAPILIŞI
1- Yumurta akları ve bir fiske tuz mikserle kar haline gelene kadar çırpılır.
 2-Çırpmaya devam ederken pudra şekeri kaşıkla azar azar yedirilerek bitirilir. Hemen ardından sirke eklenir. Mereng hamurunun çırpma sırasında kapta oluşturduğu iz kaybolmamalıdır. Mikser kapatıp kaldırıldığında ucundaki damla düşmemelidir.
3- Kıvam tamam olunca mikser kapatılır. Mikser uçları çıkarılır. Mısır nişastası ve vanilya söndürmeden bir spatula yardımıyla dikkatlice yedirilir.
4- Fırın 110 dereceye ayarlanır. Fırın kâğıdına küçük bir pasta tabağı yardımıyla 20 cm. çapında iki daire çizilir. Kâğıt ters çevrilir. Mürekkep merenge değmemelidir. Beyaz bir köpük görünümündeki mereng hamuru bu daire üzerine taşırmadan yayılır. Fazla bekletilmeden fırına verilir. Ortalama 1,5 saat fırın kapağı açılmadan pişirilir.
5-Mereng fırındayken krema hazırlanır. Bunun için küçük bir tencerede toz şeker ve nişasta karıştırılır. Karıştırmaya devam ederken, süt eklenir. Ocak açılır. Yine karıştırmaya devam ederek  kaynayana kadar pişirilir. Kaynayınca bir iki dakika daha ocak kısılarak karıştırılır. Ocak kapatılır.
6- Vanilya eklenir soğuyana kadar mikserle 10 dakika çırpılır. Soğuyunca, labne eklenir. Tekrar çırpılır.
7-Fırının 1,5 saati bittiğinde fırın kapatılır ve kapağı açılmadan 15 dakika dışının iyice kuruması sağlanır.
8-Merengler kabarık ve kırılgan bir malzeme olduğu için dikkatlice kâğıttan çıkarılır. Servis edileceği tabağa alınır.
9-Çilekler yıkanır, süzülür. İster dilimli, ister bütün olarak hazırlanır. Birinci merengin üzerine ince bir tabaka krema sürülür. En üste de çilekler zevke göre dizilir.
10-İkinci merengin üzerine kalan krema sürülür. Tiramisu görüntüsü ve kokusu için bir miktar Türk kahvesi elenir ve bitter çikolata rendesi serpilir.
Fazla bekletilmeden dilimlenerek servis edilir. Biz aynı anda iki farklı lezzette pavlova hazırlamak için ölçüyü ikiye böldük. Bu nedenle 20 cm. çapında iki daire çizdik. Burada verdiğimiz ölçüyü 30 cm. çapında bir daire içine yayarak pişirecek olursanız, daha kabarık ve büyük bir pavlova elde edersiniz.






AFİYET OLSUN


28 Şubat 2015 Cumartesi

PANCAKE


 Tatilde bizim evde kahvaltılar hep birlikte geçirilen en güzel zamanlardır.
Her gün için ayrı bir ana yemek hazırlanır .Ana yemek dediysem kahvaltılık ana yemekler.
Bunların içinde biri var ki yapımı tamamen benim işim .Evdeysem ve kahvaltı hazırlama görevi bendeyse ,ilk aklıma gelen pancake yapmak oluyor.
Elif'in ve benim favori kahvaltılığımız .Annem ve babama sürpriz kahvaltı sofrası hazırladığımız günlerde pancake bizim spesiyalimiz oluyor .Üzerine sürecek marmelatımız ya da çikolatalı kremamız da varsa bundan iyisi Şam'da kayısıdır.
Şimdi artık Samsun'dayım .Tatilde Erzincan'da en son pancake hazırladığımda daha önce tarifini paylaştığım fındıklı süt reçeli ile birlikte servis ettik .Muhteşem oldu.Sizlere de tavsiye ederim.
 
MALZEMELER


1 yumurta
1su bardağı süt
1su bardağı un
1 çorba kaşığı sıvı yağ (fındık)
1 çorba kaşığı toz şeker
Yarım paket kabartma tozu
 2 çay kaşığı vanilya
1 tutam tuz

YAPILIŞI

1-Bir çırpma kabına yumurta ,tuz ,toz şeker konulup çırpılır.
2-Çırpmaya devam ederken sıvı yağ ve süt eklenir.İyice kabartılır.
3-Un ,kabartma tozu ve vanilya bir tabakta karıştırılır.Azar azar karışıma yedirilir.
4-Pürüzsüz ve akışkan bir hamur hazırlanır.Boza kıvamında olmalıdır.
5-Krep tavası ya da varsa özel pancake tavası ocağa konup altı açılır.Tereyağı ile tava yağlanır.Yağlama işlemi pişirme sırasında gerektikçe tekrarlanır.
6-Kızgın tavaya 10 cm çapında ,ortalama yarım kepçe sıvı dökülür.Tavanın sıcaklığı kontrol edilir .Çok kızgın olursa üstü kurumadan altı yanabilir.
7-Altı altın rengi olan pancake spatula ile ters çevrilir.Her iki yüzü bu şekilde pişirilir.
8-Ilık servis edilir.
NOT : Pişirme sırasında seri davranmalıdır.Aksi takdirde bekleyen pancakeler soğuyarak lezzetini kaybedecektir.
AFİYET OLSUN


11 Şubat 2015 Çarşamba

TAZE TARHANA ÇORBASI

Bu çorba o kadar basit ki bir öğrenci evinin imkanlarıyla bile şipşak yapılabilir. Bir arkadaşımın evinde sınav çalışırken bizi hem oyalamıyacak hem de doyurucu ve lezzetli bir çorba yapmak istedik.Annemi arayıp evde çok da malzeme olmadığını söyleyince bana bu çorbayı tarif etti. Çorba temelde salça, yağ, undan oluşuyor ve bunlar bir öğrenci evinde bile olabilecek şeyler. Çaresiz kalıp hazır çorba yapmaktansa, çalışmanıza 15 dakika ara vererek hem stres atıp hem karnınızı doyurabilirsiniz.Üstelik de sofranıza anne yemeği sıcaklığı getirmiş olursunuz.

MALZEMELER

 3-4çorba kaşığı sıvı yağ

3-4 çorba kaşığı un

1 çorba kaşığı dolusu domates salçası (yazın salça yerine 4 adet domatesin rendesi kullanılır)

1,5 litre et suyu (yarısı su olabilir)

1 su bardağı ekşi yoğurt

1 yumurta sarısı

Tuz ve istenirse pul biber

ÜZERİNE

Tereyağı ve nane


YAPILIŞI

1-Orta ateşteki tencereye sıvı yağ konulur.

2-Yağ ısınınca un ilave edilir.Helva kokusu gelinceye kadar kavrulur.Buna meyane denir.

3-Salça eklenir,1 dakika kavrulur.Bu noktada kavurma kelimesinin hiçbir zaman kahverengileşmeyi ifade etmediğini hatırlatmamız gerekiyor.

4-Et suyu soğuk olarak azar azar karıştırarak eklenir.Et suyu soğuk olmalıdır. Meyanenin topaklaşmasına neden olur. Topaklaşmayı önlemek için yapılması gereken bir başka işlem de suyu bir taraftan azar azar eklerken sürekli karıştırmaktır.

5-Sürekli ve ağır ağır karıştırma işlemi çorba kaynayıncaya kadar bırakılmamalıdır.

6-Çorba kaynamaya başlayınca isteniyorsa pul biber eklenir,altı kısılır.10dakika kısık ateşte pişmeye bırakılır.Bu arada terbiye hazırlanır.


TERBİYE

1-Çukur bir kapta yoğurt,yumurta sarısı ve tuz iyice düzleşinceye kadar çırpılır.

2-Sıcak çorbadan azar azar eklenirken çırpmaya devam edilir.Bu işleme terbiye ile çorba aynı sıcaklığa gelinceye kadar devam edilir.Sıcak çorba birden eklenirse ya da çırpma işlemi bırakılırsa yoğurt kesilebilir.Yumurta sarısı da pıhtılaşabilir.

3-Her ikisi de aynı ısıya gelen çorba ve terbiye yine karıştırarak birleştirilir.1-2 dakika sonra ocak kapatılır.

4-Tereyağı eritilir, nane eklenir. Hafifçe kızarınca çorbanın üzerine dökülür.


Afiyet olsun, Ayşenur 

6 Şubat 2015 Cuma

FINDIKLI SÜT REÇELİ



Bu sıralar hepiniz fark etmişsinizdir ki süt reçeli yani ‘dulce de leche’ çok revaçta. Dulce de leche İspanyolcada süt tatlısı demek. Latin Amerika’da çok yaygın ve sevilen bir tatlı. Aslında bir nevi şekerleme. Temel olarak süt ve şekerden oluşuyor bu leziz tatlı. Tadı çocukken bayramlarda büyüklerimizin evlerinde yediğimiz sütlü şekerlemelere benziyor. Ama ben bu lezzeti daha da zenginleştirmek istedim. Kahvaltılarda bayıla bayıla yediğimiz fındıklı çikolata kremalarının yerini tutacak bir şeyler yapmaya çalıştım. Bir çeşit reçel olduğu için bir ay kadar buzdolabında saklanabilir. Tam bir kahvaltılık. Sonuç gerçekten harika oldu.

Üstelik bu tatlıda karamelizasyon için yararlandığımız şeker daha çok süt şekeri yani laktoz. Laktoz mutfakta kullandığımız şekere göre kana daha yavaş karıştığı için şekeri daha kontrollü yükseltiyor. Bu nedenle hazır çikolata kremalarına göre daha masum fakat tadı da onları aratmıyor. Denemenizi şiddetle tavsiye ederim.




Malzemeler

1 litre süt

1 su bardağı şeker

1 çay kaşığı karbonat

100 gr kavrulmuş fındık (ince çekilmiş)

80 gr sütlü çikolata


Yapılışı

1-Süt ve şeker büyük bir tencereye alınır. Yüksek ateşte kaynayana kadar karıştırılır.

2-Süt kaynayıp köpürmeye başlayınca karbonat atılır. Bu aşamada sütte çok fazla kabarma olacağı için hızlı hızlı karıştırılır. Gerekirse köpüğü sönene kadar ateşten alınır.

3-Ocağın altı birazcık kısılıp boza kıvamına gelene kadar karıştırmaya devam edilir.

4-Süt kıvamlandığında ocak yarıma alınıp fındık ve küçük parçalara ayrılmış çikolata da eklenir. Çikolata eriyip homojen bir karışım elde edilince ocaktan alınır.


Sonuçta yaklaşık 500 ml bir karışım elde ediliyor. Buna uygun bir kavanozda soğumaya bırakabilirsiniz. Karışım soğuyunca daha da kıvamlanıyor. O yüzden kaynarkenki kıvamı sizi yanıltmasın. Soğuyana kadar arada karıştırırsanız üzerinin kaymak tutmasını da önlemiş olursunuz. 
Afiyet olsun, Ayşenur.