türk mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türk mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2016 Pazar

KASEFE (KAYISI TATLISI)




Bahar bütün ışıltısıyla geldi. Meyve ağaçları çiçeğe durdu. Bahçeler mis gibi kokuyor. Özellikle kayısı ağaçları gelin gibi görünüyor. Yakında taze kayısılar çıkacak. Artık geçen yıl kuruttuğumuz kayısıları bitirmek vakti geldi.
Kayısı deyince akla Malatya gelir. Fakat Erzincan da yöreye has kayısı türleriyle oldukça zengindir. Üstelik henüz çok fazla ticari amaçlı üretim yapılmadığı için organik ve mutlaka gün kurusu.
Kasefe Erzincan’da kuru kayısı ile hazırlanan çok lezzetli ve sağlıklı yöresel bir meyve tatlısı. Şekerpare cinsi kayısı kurusu kullanıldığı için ayrıca şeker koymaya gerek kalmıyor. Bu nedenle eşim gibi diyabet hastaları bile az miktarda tüketebilir. Lifli yapısı sayesinde özellikle sindirim sorunu yaşayanlar için ilaçtır. Tüm kurutulmuş meyveler gibi vitamin ve mineral deposudur. Kısacası denemeniz için çok sebebiniz var.
Tarif yöresel olunca kaynak yine anneciğim oldu. Onun elinden yemek bir başka oluyor. Sevgiyle hazırladı. Sizlere de selamlarını gönderdi.
Çok az malzeme ve emek ile muhteşem bir lezzet elde etmek mümkün.

MALZEMELER
500 gram gün kurusu şekerpare kayısı
100 gram tuzsuz tereyağı
1 çay bardağı kıyılmış ceviz
½ litre(2,5 su bardağı) su

YAPILIŞI
1-Gün kurusu şekerpare kayısılar önce yıkanır. Sonra üzerini örtecek kadar ılık su içinde yarım saat yumuşayana kadar bekletilir.Eğer marketlerde satılan paket içerisindeki gün kurularından kullanacaksanız bu işleme gerek yoktur.çünkü onlar yumuşak oluyorlar.
2-Geniş tabanlı bir tencerede 2,5 su bardağı su ile pişmeye bırakılır. Eğer çok tatlı istenirse, bir miktar toz şeker eklenebilir.  Kaynama başlayınca ocak kısılır. Aksi takdirde fokurdayarak pişirmek kayısıların dağılmasına neden olur.15 dakika pişirilir.
3-Bir çatal ile kayısılar kontrol edilir. İyice yumuşamışsa ocak kapatılır. Bir servis tabağına alınır.
4- Tereyağı yakmadan eritilir. Kızgın halde kayısıların üzerine gezdirilir.
5-Son olarak kıyılmış cevizle üzeri tamamen kaplanır. Ilık halde servis edilir.
AFİYET OLSUN    

26 Mart 2016 Cumartesi

KOLAY LAHMACUN





Fast food her zaman lezzetli alternatifleri ile bizleri dışarıda yemek konusunda ikna etmiştir. Tüm dünyada farklı kültürlerin etkisiyle oldukça zengin bir fast food menüsünden söz edebiliriz. Bu menüye her ülke kendi mutfağından tarifler ekliyor. Bizim katkımız tabii ki lahmacun ve döner kebap …
Biz ailece lahmacun seviyoruz. Canan Karatay hocanın da dediği gibi iyi hazırlanmış bir lahmacun, birçok besini aynı anda almamızı sağlar.
Bazen canımız çok ister, ama çıkıp yiyecek fırsat bulamayız. İşte böyle zamanlarda evdekilere sürpriz yaparak bu tarifi hazırlayabilirsiniz.
Tıpkı hafta sonu sevgili arkadaşım Güler’in bizlere yaptığı gibi… Birlikte çabucak hazırladık. Hepimiz çok beğendik.
Tarif Gülerciğimden, takdir sizlerden.

MALZEMELER
3 adet yufka 
300 gram kıyma
4 adet domates
4 adet yeşil sivri biber
2 adet kapya biber
1 çorba kaşığı biber salçası
½ demet maydanoz
1-2 adet kuru soğan
3-4 diş sarımsak
İstenilen miktarda tuz, karabiber, pul biber
1 su bardağı su
Islatmak İçin
1 çay bardağı sıvıyağ, ½ çay bardağı erimiş tereyağı, 1 çay bardağı su

YAPILIŞI
1-Domates, biberler, soğan, maydanoz ve sarımsak ayıklanır ve yıkanır.
2-Tüm sebzeler rondodan geçirilir. Derin bir kapta kıyma, su, salça ve baharatlar ile birleştirilir. İyice karıştırılır. Sulu bir kıvam olmalıdır. Eğer katı olduysa bir miktar daha su eklenebilir.
3-Diğer tarafta yufkaları ıslatmak için sıvıyağ, erimiş tereyağı ve su iyice çırpılır.

4-Bir kat yufka serilir. Üzerine yağlı su karışımı sürülür. İkinci kat yufka serilir Yağlama işi tekrarlanır. Üçüncü kat yufka serilir. Bu kat yağlanmaz
5-Eğer fındık lahmacun yapılacaksa bir çaydanlık kapağı ile büyük yapılacaksa bir tabak yardımı ile yufkadan yuvarlaklar çıkarılır. Kâğıt yayılmış tepsiye dizilir.
6-Hazırlanan sulu, kıymalı karışım bir kaşık yardımıyla yufka altlıkların üzerine dağıtılır. Parmak uçları ile her tarafına yayılır.
7-Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 10-15 dakika kızarana kadar pişirilir. Alttan ısı vererek pişirmek mümkünse sonuç çok daha iyi olacaktır.

8-Maydanoz ve limon dilimleri ile bekletmeden sıcak olarak servis edilir.
AFİYET OLSUN

22 Aralık 2015 Salı

CEVİZLİ UN HELVASI




Helva bizim mutfağımıza İslamiyeti kabul edişimizle birlikte Ortadoğu mutfağından gelmiştir. Bu nedenledir ki, dini ritüellerin tatlısı olmuştur. Kandil günlerinde, doğum, ölüm, düğün gibi sosyal birlikteliklerde mutlaka hazırlanır.Osmanlı Saray Mutfağında da çok özel bir yeri vardır. 
Bugün Mevlit Kandili; Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav.) doğum günü. Tüm İslam âlemine kutlu olsun. Bu güne özel dualar ettik, kandil simitleri ve helvalar hazırlayıp dağıttık.
Ben de naçizane cevizli un helvası kavurdum ve komşularıma dağıtarak kandillerini kutladım. Öyle güzel koktu ki, mutfağım tüm varlığıyla kandili kutlarken, sizlerle tarifi paylaşmak istedim. Bir dahaki kandilde hep birlikte helva yapar, sonra da deneyimlerimizi paylaşırız inşallah.
Helvanın hazırlanması sabırdan başka hiçbir şey gerektirmiyor. Özellikle unun kavrulması sırasında hiç acele etmeden ağır ağır pişirirseniz, helvanız muhteşem olacaktır.

MALZEMELER
250 gram tereyağı
2,5 su bardağı un
2 su bardağı süt
1.5 su bardağı tozşeker

 1 paket vanilya,1su bardağı irice kıyılmış ceviz

YAPILIŞI:
1-Bir kâsede soğuk süt, toz şeker ve vanilya karıştırılıp bir kenara bırakılır. Ara sıra karıştırılır.
2- Un ve tereyağı bir tencereye koyup, yaklaşık 1 saat boyunca en kısık ateşte kavrulur.
3- Un 40 dakika sonra sıvılaşmaya başlayınca, cevizi eklenir. Kavurmaya devam edilir.

4- Rengi hafif koyulaşmaya başlayınca, sütü ekleme vakti gelmiştir. Un ve yağ karışımının tencereye ve kaşığa yapışmaması gerekir. 1 kaşık sütlü karışıma bir damla kavrulmuş undan koyduğunuzda coss sesini duyarsanız, oldu demektir.

5- Un kavrulduktan sonra, şekerli süt karışımını tencereye eklenir.Hızlı bir şekilde karıştırılır.

6- Bu sırada ocağın altı daha harlı açılır.Kısa bir sürede un sütü çekecektir. 

 7-Çekene kadar hızlı karıştırmaya devam edilir. Katılaşınca altı kapatılır. Bir kaç dakika sonra kaşık yardımıyla servis tabağına dizerek, bir kalıp yardımıyla ters çevirip süsleyerek istediğiniz gibi servis edebilirsiniz.




AFİYET OLSUN

   

21 Kasım 2015 Cumartesi

BUĞDAY SALATASI



Buğday temel besinlerimizin başında gelir. Un, bulgur, irmik v.s. birçok şekilde kullanılır. İyi bir karbonhidrat ve B grubu vitamin kaynağıdır. Bitkisel proteinler açısından çok zengin olmasa da kuru baklagillerle birlikte kullanıldığında besin değeri artar. Oldukça doyurucu ve glisemik indeksi düşük olduğundan sağlıklı bir yiyecektir.
Ben bugün buğdayı yemeklerden çıkarıp salata olarak sunmak istiyorum.Son zamanlarda ikramlarımda sıkça kullanıyorum. Çok beğeniliyor. Sizlere de en kısa zamanda denemenizi tavsiye ederim.



MALZEMELER
2 su bardağı haşlanmış buğday
1 su bardağı haşlanmış mısır (konserve olabilir)
1 adet kırmızı kapya biber
½ demet taze soğan
½ demet maydanoz
½ demet dereotu
1/2demet taze nane
3 adet kornişon turşu
½ çay bardağı sızma zeytinyağı
2 çorba kaşığı nar ekşisi
Tuz, karabiber, pul biber
Süslemek için nar taneleri

YAPILIŞI
1-Derin bir kap içerisinde akşamdan ıslatılarak haşlanmış buğday ve mısır taneleri karıştırılır.
2-Ayıklanıp yıkanmış taze soğan, maydanoz, taze nane ve dereotu incecik doğranır. Karıştırma kabına eklenir.
3-Kapya biber ve kornişon turşu mısır tanesi büyüklüğünde doğranır ve karışıma dâhil edilir.
4-Bir kâse içerisinde sızma zeytinyağı, nar ekşisi, istenilen miktarda tuz, karabiber ve pul biber iyice çırpılarak salata sosu hazırlanır. Tüm malzemelerin üzerine bu sos gezdirilir.  
5-İki kaşık yardımıyla fazla ezmeden karıştırılır.
6- Son olarak isterseniz üzerine nar taneleri serpiştirilir.

AFİYET OLSUN

19 Kasım 2015 Perşembe

ŞALGAMLI BULGUR PİLAVI



Bu yıl kış erken geldi. Doğu’da kar çoktan yağdı bile. Bizler de ilk nezle, grip salgınlarını geçirip iyileşmeye başladık.
Kışın sağlığımızı korumak çok daha zor. Bu nedenle beslenmemize dikkat etmek bu günlerde ayrı bir önem kazanıyor. Daha önce de bahsettiğim gibi; sebze ve meyveyi mevsiminde tüketmek sağlıklı beslenmenin en önemli kurallarından biridir.
Doktorların atası Hipokrat “aldığın besin ilacın, aldığın ilaç da besinin olsun.” Diyerek konuyu çok güzel özetlemiş. Ben de bugün sizlerle hak ettiği ilgiyi ve değeri görmeyen çok şifalı, bir o kadar da lezzetli şalgamlı bulgur pilavı tarifini paylaşmak istiyorum.
Şalgam kış aylarında bulabildiğimiz, dolması, çorbası pilavı ve kavurması yapılan, özel kokusu ve lezzeti olan bir sebze.
 Şalgamın içerdiği birçok vitamin, mineral ve bileşenler sağlık açısından önemli katkılar  sağlar. Bu özelliği sayesinde şalgam, kalp sağlığını korumaktan, kanserle mücadeleye, cilt sağlığından, damar sağlığına kadar birçok açıdan sağlığımıza hizmet etmektedir.
İçerdiği Omega-6 yağları ve diyet lifleri sağlığımıza olan faydaların alanını daha da genişletmektedir. Diyet lifleri genel anlamda sindirim sitemi sağlığını korumaya yardımcı olurken, Omega-6 yağları saç ve cilt sağlığından iltihaplara kadar birçok alanda sağlığımıza hizmet eder. Şalgamın sert görünümü belkide bünyeyi ve bağışıklık sistemini kale gibi geçilmez yaptığındandır kim bilir. http://www.faydalarizararlari.com/salgamin-faydalari/
 Kokusundan dolayı pişerken biraz rahatsız edebilir.Fakat bu kadar özel bir sebzeyi  eğer tiroid ile ilgili herhangi bir probleminiz yoksa mutlaka denemenizi tavsiye ederim. 

MALZEMELER
2 su bardağı pilavlık bulgur
3-4 adet şalgam
1 adet kuru soğan
½ çay bardağı sıvı yağ
1 çorba kaşığı tereyağı
2  çorba kaşığı domates salçası
 1 tatlı kaşığı biber salçası
2 su bardağı kemik suyu+2 su bardağı su
Tuz, karabiber, pul biber

YAPILIŞI
1-Şalgamlar ve soğan küçük doğranır.
2-Kemik suyu ve su birlikte kaynaması için ateşe konur.
3-Bir tencerede sıvı yağ kızdırılır. Önce soğanlar şeffaflaşıncaya kadar sotelenir.

4-Üzerine şalgamlar eklenerek sotelemeye devam edilir.
5-Tereyağı ve salçalar eklenir. Salçalar hafif kavrulup kokusu gelince bulgur eklenir.
6-Bulgurla birlikte soğan ve şalgam 1-2 dakika kavrulur.
7- İsteğe göre karabiber ve pul biber eklenir. Bir iki kez karıştırılır.
8-Kaynamakta olan su ve kemik suyu karışımı yavaş yavaş eklenir.
9-Tuzu ayarlanır. Kapak kapatılır. Ocak ısısı yarıya indirilir. 15 dakika kısık ateşte suyunu çekinceye kadar pişirilir.
10-Ocak kapatılır. 30 dakika demlendirilir.
Kuru fasulye ve turşu ile birlikte çok besleyici bir kış yemeği olur.

AFİYET OLSUN.