diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2015 Cumartesi

HAİKU KURABİYESİ

Haiku geleneksel japon edebiyatına ait bir şiir türü. Dünyanın en kısa şiirlerinden... Genellikle doğadan, günlük konulardan bahsediyor haikular. İnsana spontan bir şekilde yazılmış hissi uyandırıyorlar. Bu kurabiye de ani gelen tatlı krizi ve ilhamla ortaya çıktı tıpkı bir haiku gibi.
Azıcık malzemeyle, bir kaç basamakta çok basit yapılan fakat yerken insanı mutlu eden bir kurabiye. Glutensiz olması da cabası. Şair ruhlu yetenekli arkadaşım Aylin Aytekin de kurabiyeme bir haiku yazınca kurabiyem "Haiku Kurabiyesi" adını sonuna kadar haketmiş oldu.
Güzel bir kitap, güzel bir kahve ve bu haiku kurabiyesiyle iç huzuruna, hatta nirvanaya ulaşabilirsiniz.

"anladığında
işte bu kurabiye
hüznümle pişti"



Malzemeler
1,5 su bardağı bardağı yulaf ezmesi
Yarım su bardağı pudra şekeri
Yarım su bardağı hindistan cevizi
2 tatlı kaşığı kakao
2 yumurta
1 avuç damla çikolata

Yapılışı
1-Yulaf ezmesi blender ya da mutfak robotunda bir kısmı taneli kalacak şekilde inceltilir.
2-Yulaf ezmesi, pudra şekeri, hindistan cevizi, kakao, yumurta ve damla çikolata bir kaşık yardımıyla karıştırılır.
3-Hamur fırın kağıdı serilmiş tepsiye kaşıkla koyulur.
4-150 derecelik fırında 15 dakika pişirilir.


10 Haziran 2015 Çarşamba

KAŞARLI MANTAR VE BAHARATLI PATATES GARNİTÜRLÜ HİNDİ TAVA


 



Malumunuz bu hafta sonu Türkiye bir seçim yaşadı. Sonuçları hepimiz için hayırlı olur inşallah.
Benim için hafta sonu başka bir anlam daha taşıyordu. Çünkü Ayşenur’um oyunu kullanmak için Erzincan’a geldi. Onu öyle çok özlemiştim ki, her annenin özlemini hafifletme şekli olan en sevdiği yemekleri hazırlama telaşına girdim.
Fakat Ayşenur birkaç ay önce glüteni hayatından çıkardığı için elim kolum bağlandı. Yapmak istediğim birçok yemeğin içinde glüten vardı. Daha doğrusu Türk Mutfağı glüten ağırlıklı yemeklerin çoğunlukta olduğu bir mutfak. Ben de bir Türk Mutfağı sevdalısı olarak sağlıklı beslenme konusunu tekrar gözden geçirmemiz gerektiğini fark ettim.
Sonuç olarak hem glüten içermeyen, hem de besin değeri yüksek yemekler hazırladım. Bugün üç ayrı malzemeden oluşan kaşarlı ve tereyağlı mantar, fırında baharatlı taze patates ve marine edilmiş hindi tavanın tarifini paylaşmak istiyorum. Oldukça şık ve doyurucu bir tabak oldu. Tabii tek yemek bu değildi. Önden sebze püreli mercimek çorbası, mevsim salata ve yanında da ayran ile servis ettim.
Bence bu menüyü en kısa zamanda deneyin. Bizim evde çok beğenildi.Glütensiz beslenmenin nedenleri ve gerekliliği üzerine yapılacak uzun paylaşımı Ayşenur’a bırakıyor ve tarifime geçmek istiyorum. 
          
MALZEMELER
Mantar İçin
1 kutu mantar
1 çorba kaşığı tereyağı
100 gram kaşar peyniri
Tuz
Baharatlı Patates İçin
4 adet orta boy taze patates
½ çay bardağı sıvı yağ
1çay kaşığı pul biber
1çay kaşığı karabiber
1çay kaşığı kekik
1çay kaşığı kimyon
Tuz
Hindi Tava İçin
500 gram kemiksiz hindi eti
2 çorba kaşığı sıvıyağ
1çay kaşığı kekik
1çay kaşığı kimyon
1çay kaşığı pul biber
½ limon suyu
Tuz
YAPILIŞI
1-Hindi eti jülyen(ince ve bir parmak boyunda)doğranır. Bir kap içerisinde limon suyu, sıvı yağ ve baharatlar iyice karıştırılır. Tuz pişirme sırasında ekleneceği için marineye konulmaz. Hindi eti bu marine içine alınır. Bir kaç kez elle karıştırılıp, üzeri kapatılır. Mümkünse bir gün ya da 4-5 saat buzdolabında dinlendirilir.
2-Patateslerin kabuğu soyulmadan çok iyi yıkanır. Elma dilimler gibi dikey olarak 6 ya da 8 e bölünür.
3- Bir kâsede sıvı yağ, baharatlar ve tuz iyice karıştırılır.
4- Tepsiye kâğıt yayılır. Patatesler tepsiye alınır. Üzerine karışım gezdirilir. Elle harmanlanarak her tarafın yağ
 ve baharatla kaplanması sağlanır
.
5-Fırın 200 dereceye ayarlanır. Patatesler ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirilir.
6- Mantarların sapları çıkarılıp temizlenir. Kâğıt yayılmış bir tepsiye çukur kısmı üste gelecek şekilde dizilir.
7-Mantarların içi hafifçe tuzlanır. Üzerine tereyağı çay kaşığı yardımıyla paylaştırılır. En üste mantarın büyüklüğüne göre kesilmiş ince bir dilim kaşar peyniri yerleştirilir.
8- Tepsi fırında yarı pişmiş patateslerin altındaki rafa sürülür. Üzerindeki kaşar eriyinceye kadar pişirilir.
9- Mantar ve patates fırında kızarmaya devam ederken, önceden marine edilmiş hindi eti buzdolabından çıkarılır.
10-Bir tava kuru olarak kızdırılır. Hindi eti sıkışık olarak kızgın tavaya dizilir. Bir tarafı tamamen kızarınca diğer tarafı çevrilir. Çevirme işlemi tam kızarmadan yapılmamalıdır. Aksi takdirde et suyunu salıp kuru bir hal alır. Bu da lezzeti olumsuz etkiler.
11-Son olarak fırından çıkan mantarlar, patatesler ve kızarmış hindi eti bir servis tabağında birleştirilir.
Sıcak olarak yanında ayranla servis etmenizi tavsiye ederim. Aynı tarifi tavuk etiyle de hazırlayabilirsiniz.
AFİYET OLSUN









 
    

3 Haziran 2015 Çarşamba

KARIŞIK DOLMA




Eşim gerçek bir yemek tutkunu. Benim yıllardır hazırladığım yemeklerin ilk tadımcısı olmuştur. Her zaman da olumlu eleştirilerle beni motive etmiştir.
Son yıllarda diyabet nedeniyle kendini biraz kontrol etse de damak tadından asla vazgeçmez. Birlikte geçirdiğimiz 23 yılın sonunda mutfakta onun da bir hâkimiyeti oluştu. Öyle zarif ki asla ‘’şunu pişir, akşama şu yemeği istiyorum. ‘’ Demez. Fakat o gün canı ne istiyorsa, malzemesini alıp getirir. Bana da bu sessiz ricayı yerine getirmek kalır.
Nitekim dün akşam elindeki poşetleri alınca, bugünün ana yemeğinin karışık dolma olacağına karar verdim.
Eşimin diyabeti nedeniyle küçük birkaç değişiklik yapıyorum.Örneğin pirinç yerine bulgur kullanıyorum.Yağını da oldukça az koyuyorum. Bu haliyle çok hafif oluyor.
Yaza formda girmek isteyenlere ve eşim gibi diyet yapmak zorunda olanlara tavsiye ederim.
Yanında bir de ev yapımı yoğurt olursa lezzeti daha bir güzel oluyor.
MALZEMELER
3 adet kabak
3 adet patlıcan
 5 adet dolma biber
2 adet sert domates
½ çay bardağı sıvı yağ
İçine
300 gram kıyma
1 su bardağı köftelik bulgur
1 çorba kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 adet irice soğan
2 tatlı kaşığı tuz (biri üzerine ayrılacak)
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kimyon
1 su bardağı su
YAPILIŞI
1- Kabak ve patlıcanın kabukları alaca soyulur. Her biri büyüklüğüne göre 2 ya da 3 e bölünür. İçleri oyacak yardımıyla boşaltılır. Biberin de çekirdekleri çıkarılır. Bol suda hepsi yıkanır. Süzülmeye bırakılır.
2- Domatesler yıkanır. Kabukları hemen altındaki kısımla birlikte kapak olacak şekilde küçük parçalara ayrılır. İçinde kalan etli kısmı harca katılır.
3- Soğan incecik kıyılır. Çukur bir kapta kıyma, soğan, salçalar, bulgur, domatesin ince kıyılmış etli kısmı, baharatlar, tuz ve su iyice yoğrulur. Bu aşamada eğer diyet yapmıyorsanız, bir miktar tereyağı ekleyebilirsiniz. Yine isterseniz yarım demet maydanoz ve dereotu kıyarak ekleyebilirsiniz.

4- Hazırlanan harç içi oyulmuş sebzelere ağzında biraz boşluk kalacak şekilde doldurulur. Bulgur piştiğinde
  şişeceği için boşluk kapanacaktır.

5- Dolmaların ağzına domatesle kapak yapılır.
6- Dolmalar bir tencereye dik olarak dizilir. Üzerine 1 tatlı kaşığı tuz ve sıvı yağ gezdirilir. Tencerenin yarısına kadar su konur.
7- Ocak açılır. Tencere üzerine oturtulur. Kapak kapatılır. Kaynama başlayınca ateş kısılır.
8- 45 dakika kısık ateşte pişirilir. Bir çatalla sebzelerin pişmişliği kontrol edilir.Pişmişse ocak kapatılır.
  
    AFİYET OLSUN







23 Mayıs 2015 Cumartesi

MERCİMEKLİ TARHANA ÇORBASI



Türk Mutfağının zenginliği ve sonsuzluğu beni her zaman kendine çekmiştir. Yöresel mutfakların bizlere hazırladığı hoş sürprizler, çok özel bir coğrafyada yaşadığımızı hissettiriyor. Ne kadar çok gezersek gezelim, bir yörenin kültürünü ancak oradan birileriyle zaman geçirerek öğrenebilirsiniz.
Ben de çok şanslı bir kulum ki karşı dairemize Urfalı bir aile taşındı. Garip ve Esma gencecik, Güneydoğu’nun bütün sıcaklığını ve samimiyetini taşıyan, çok güzel iki dost. Hele bir de oğulları Seyit Ahmet var ki dünya tatlısı. Ev yapımı yoğurt yazımda bana modellik yapmıştı.
Esma ile karşılıklı birkaç yemek alışverişinden sonra, mutfaklarımızı paylaşır olduk. Ben ona bildiklerimi öğrettim. O da bana muhteşem Urfa yemeklerini hem tattırdı, hem de cömertçe malzemelerini paylaştı.
Urfa’dan gelmiş biber salçası, pul biber, peynir ve tarhana. Her biri ayrı güzel ve lezzetli.
 Urfa’nın güneşinde kurumuş buğday tarhanası ile hazırlanan bu tarifi de sevgili Esma’dan aldım. Hem çok besleyici, hem de çok hafif. İçinde yağ yok. Diyet yapanlar, sindirim rahatsızlığı olanlar ve küçük çocuklar rahatlıkla tüketebilir.
Çorbanın tarifi çok basit. Zaten Urfa Mutfağını diğer Güneydoğu mutfaklarından ayıran en önemli özellik; genel olarak fazla malzeme kullanmadan sade, fakat inanılmaz lezzetler sunmasıdır.
Mercimekli Tarhana Çorbasını ben çok beğendim.Tarhananın kokusu ve tadı mercimekle birleşince nefis oluyor.Deneyin, mutfağınız yeni bir lezzet kazansın. 
 Urfa’ya ve Urfalı dostlara selam olsun.

MALZEMELER
4-5 iri parça buğday tarhanası
1 su bardağı kırmızı mercimek
1,5 litre su
1 su bardağı kemik suyu(dondurulmuş olabilir)
Tuz
Üzeri İçin
2yemek kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı pul biber

YAPILIŞI
1-Tarhana üzerini örtecek kadar su ile ıslatılır. Bir saat sonra suyu değiştirilerek tuzunu bırakıp, yumuşaması sağlanır.

2-Bir tencerede mercimek, et suyu ve su ile iyice açılana kadar pişirilir.
3-İyice yumuşayan ve tuzunu bırakan tarhana mercimeğe eklenir.10 dakika pişirilir.

4-Tuz kontrolü yapılır. Gerekirse tuz eklenir.
5-Blender yardımıyla tarhana ve mercimek iyice özleştirilir.

6-Eğer istenirse üzerine tereyağı eritilip, pul biber eklenerek sos hazırlanır. Servis sırasında tabaklara gezdirilir.
AFİYET OLSUN

NOT: Tarhanayı bulamayacağınızı düşünüyorsanız yerine kendi yöresel tarhananızı da kullanabilirsiniz.

20 Nisan 2015 Pazartesi

YEŞİL MERCİMEKLİ ZEYTİNYAĞLI KABAK




 

Kuru baklagiller besin değeri açısından çok zengindir. Özellikle vejetaryen beslenmede içerdiği bitkisel proteinle vazgeçilmez bir malzemedir. Kabukları ile tüketildiğinde lifli yapısı bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. B grubu vitaminler ve kalsiyum, demir, çinko, magnezyum, gibi önemli mineraller içerir. Nişasta sayesinde de doyurucu yemekler hazırlamamızı sağlar.
Meyveleri bol lifli bir bitki olan kabak, bağırsakları tembel olanlar için tercih edilmesi gereken yiyeceklerdendir.Potasyum, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir gibi madensel elementler içerir. Bedeni temizler, sinirleri yatıştırır. Mide dostu bir sebzedir.
 Bu gün tarifime başlarken biraz öğretmen tarafımla sizlere küçük bir beslenme dersi anlatarak başlamak istedim. Çünkü yeşil mercimekli kabak tarifini üniversitede öğrenciyken beslenme hocamızın uzun uzun anlattığı dersin ardından uygulama laboratuarında pişirmiştik.
Mutfakla ilk tanıştığım günlerde öğrendiğim halen de severek yaptığım bir tarif. Şimdilerde yılların deneyimi ile biraz daha geliştirdiğim haliyle daha bir lezzetli oluyor. Kısacası artık sizlerle paylaşmaya hazır hale geldi.
Kabak yedirmek konusunda sıkıntı yaşayan annelere mutlaka denemelerini tavsiye ederim. Diyet yapanlar ya da glütensiz beslenenler rahatlıkla tüketebilirler.’’Diyet yemekler lezzetsizdir.’’ Düşüncesini unutturacak bir tarif. Şimdiden kolay gelsin.

MALZEMELER
2 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
3 adet yeşil kabak
1 adet soğan
1 çorba kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
4 çorba kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 litre su
Yeterince tuz

YAPILIŞI
1-Soğan ve kabak soyulur. Yıkanır. Soğan küçük yemeklik, kabak küçük küpler halinde doğranır.

2-  Tencereye zeytinyağı konup kızdırılır. Soğanlar 2 dakika sotelenir.
3-Salçalar eklenir. Bir iki kere karıştırılır. Kabaklar üzerine alınır. Her tarafı salçayla kaplanıp hafif kızarıncaya
  kadar karıştırılarak sotelenir.



4-Yeşil mercimekler ve su eklenip kapak kapatılır. Kaynama başlayınca ocak kısılır.15 dakika kısık ateşte pişirilir.

5- Tuz eklenir. Kabak hafif tatlı bir sebze olduğundan tuz ayarını damak zevkinize göre yapabilirsiniz. Acı severseniz pul biberde ekleyebilirsiniz.

6- 15 dakika daha pişirilir. Bir çatalla kabaklar kontrol edilir. Çatal kolayca batıyorsa pişmiştir.
7- Ocak kapatılır. Üzerine nane serpilir. Karıştırılır. 10 dakika yemeğin ferahlaması beklenir, sıcak servis yapılır.
Yanında ev yapımı yoğurt tavsiye ederim.
AFİYET OLSUN