insülin direnci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
insülin direnci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2015 Cumartesi

FOCACCİA

Yarıyıl tatili karla, fırtınayla geldi.Birçoğumuz tatilin büyük bir kısmını evde çocuklarımızla birlikte geçirdik.Biz de sıcak mutfağımızda kızlarım Elif ve Ayşenur'la mis kokulu paylaşımlar yaparak mutlu ve iştahlı günler geçirdik.Eşim ise en iyi tadımcımız oldu.
Artık tatil bitti.Herkes okuluna döndü.Kimi evinden çok uzaklara gitti,kimi de aynı şehirde kaldı.Benim Ayşenur'um uzaklara gidenlerden.Onu Erzincan'dan Samsun'a uğurlarken yolluk olarak yaptığım bir tarifi paylaşacağım.Focaccia; hem doyurucu hem de besin değeri yüksek bir İtalyan ekmek çeşidi.
Focaccia tam bir Akdenizli.Bol zeytinyağlı,fesleğen,kekik,biberiye,kuru domates ve daha neler neler var içinde.
Kolay kolay da bayatlamıyor.Bizim evde de çok seviliyor.Sabah uzun kahvaltı törenlerinden hoşlanmayanlar ve zamanı kısıtlı olanlar için iyi bir seçenek olabilir.Üstelik içindeki buğday kepeği (ruşeym) sindirime yardımcı ve glisemik endeksi düşük olduğundan açlık hissini önlüyor.
Biraz yorum kattım.Birkaç orijinal tarifi birleştirdim.Ben ce güzel oldu.Kısacası deneyin ve görün.

MALZEMELER
1 paket yaş maya
3 su bardağı ılık süt
1 su bardağı ılık su
2 su bardağı sızma zeytinyağı
2 su bardağı ruşeym
1 subardağı doğranmış siyah zeytin
1 su bardağı iri dövülmüş ceviz
1 su bardağı kuru domates (ılık suda yumuşatılmış veküçük doğranmış)
1 yemek kaşığı toz şeker
Kekik, biberiye, pul biber, fesleğen, tuz
Aldığı kadar un

YAPILIŞI
1-Bir yoğurma kabına ılık su, toz şeker,ılık süt ve ufalanmışyaş maya elle karıştırılıp 10 dakika beklenir.
2-Maya kabarınca zeytinyağının yarısı eklenir.
3-Bir kapta baharatlar,ceviz,zeytinve domates kurusu karıştırılır.
4-Sıvıların üzerine 2 su bardağı un,1 su bardağı ruşeym, baharatlı karışımdan bir avuç,bir yemek kaşığı tuz karıştırılır.Yoğurmaya başlanır.Bu işlem tuz hariç aynı sırayla malzeme bitene ve hamur elimizi bırakıp yumuşak bir kıvam alıncaya kadar yoğrulur.
5-10 dakika daha hamurun pürüzsüz bir hal alması ve içerisine yeterince hava hapsetmesi için yoğrulur.
6-Üzeri kapatılarak ılık bir ortamda 30 dakika mayalandırılır.
7-Hamur iki katı kabardığında fırın 200 dereceye ayarlanır.Fırın tepsisine biraz zeytinyağı dökülür.Hamur tepsinin büyüklüğüne göre iki ya da üçe bölünür.
8-Ellerle tepsideki yağ yayılır.Eldeki yağ yardımıyla hamur tepsi büyüklüğünde açılır.
9-10dakika tepside mayalandırılır.200 derecede ısınmış fırında üzeri kızarana kadar ortalama 20-25 dakika pişirilir.
10-Fırından çıkan focacciaya fırça yardımı ile zeytinyağı sürülür.Izgara üzerinde soğutulur.Izgara alt üst hava almasını ve altının terlememesini sağlar.
11-Soğuyunca dilimlenerek servis edilir.




AFİYET OLSUN



4 Şubat 2015 Çarşamba

Yapay Tatlandırıcılardaki Tehlike

Yapay tatlandırıcılar gerek diyabetik insanların gerekse diyet yapan insanların hayatına büyük oranda girmiş durumda. Diyet ürünler, şekersiz şekerler, tatlandırıcılı gazlı içecekler... Aslında çok da üzerinde düşünmeden hepimiz fazlasıyla tatlandırıcıya maruz kalıyoruz.

Bu konu üzerinde hiç düşünmezken, Dr. Mehmet Öz'ün programında diyet içeceklere savaş açtığını ve diyet içeceklerin şekerli muadillerine göre daha fazla obezite riski taşıdığını söylediğini duyduğumda dikkatimi çekti. Programda hatırladığım kadarıyla tatlandırıcılar beyinde şekerli şeyler yediğimiz zaman uyarılan bölgeyi uyarıyor bu da insülinin salgılanmasına yol açıyor.Fakat kan şekeri yükselmiyor bu şekilde devam ettikçe vücutta insülin direnci dediğimiz durum oluşuyor. İnsülin direnci ise dokuların insüline cevap verip, kandan şekeri alıp kullanmakta zorlanması olarak açıklanabilir. İnsülin direnci oluştuğu zaman birey tip 2 diyabete aday oluyor denebilir.

Okul, sınavlar derken bu konuda ciddi araştırma yapmaya fırsatım olmamıştı ama sömestr tatilinde bu konuyu araştırıp paylaşmak istedim. Tahmin ettiğim gibi bu konuda çok fazla çalışma yok. Ama 'Nature ' dergisinde yayınlanmış bir çalışma gerçekten bu konuya açıklık getiriyor.


Çalışma asıl olarak fareler üzerinde yapılmış fakat sonradan küçük bir insan grubu üzerinde de denenmiş. Çalışmada en yaygın kullanılan üç tatlandırıcı(sakkarin, sukraloz ve aspartam) kullanılmış.11 haftanın sonunda farelerde glikoz intoleransı yani insülin direnci geliştiği gözlenmiş. Bu insülin direncinin gelişme mekanizması ise daha da ilginç.

Tatlandırıcılar kan dolaşımımıza katılamayan büyük parçacıklar ve hiçbir kalori değerleri yok. Yani vücudumuzun tam anlamıyla içine giremiyorlar. Buna rağmen insülin direnci yapıyor olmaları şaşırtıcı. Yapılan çalışmada tatlandırıcıların bağırsaklarımızda buluan yararlı bakterilerin yani 'mikrobiyom'un çalışmasını ciddi derecede bozarak vücutta insülin direnci oluşturduğu gözlenmiş. Çalışmadan anladığım kadarıyla bağırsaktaki mikrobiyomun bozulmaması için probiyotik beslenme de bu durumu düzeltemiyormuş.

 Çalışmanın insanlar üzerinde yapılan bölümünde 8 sağlıklı insan kullanılmış ve deneklere bir hafta hergün günlük maksimum alınabilecek yapay tatlandırıcı miktarı verilmiş. Sadece bir haftada 8 insandan 4'ünde insülin direnci gelişmiş.

Yani sonuç olarak yapay tatlandırıcılar göründükleri kadar masum değiller ve heryerdeler. Tip 2 diyabet ve başka birçok metabolik hastalığa davetiye çıkarıyolar. Onlardan sakınabilmek için dikkatli olmak ve yediğimiz paketli ürünlerin içeriklerini bilmek yeterli.

Dipnot: Yazıda atıfta bulunduğum çalışmanın yazısını arzularsanız http://www.nature.com/news/sugar-substitutes-linked-to-obesity-1.15938'da okuyabilirsiniz.

Sağlıklı günler, Ayşenur.