Haiku geleneksel japon edebiyatına ait bir şiir türü. Dünyanın en kısa şiirlerinden... Genellikle doğadan, günlük konulardan bahsediyor haikular. İnsana spontan bir şekilde yazılmış hissi uyandırıyorlar. Bu kurabiye de ani gelen tatlı krizi ve ilhamla ortaya çıktı tıpkı bir haiku gibi.
Azıcık malzemeyle, bir kaç basamakta çok basit yapılan fakat yerken insanı mutlu eden bir kurabiye. Glutensiz olması da cabası. Şair ruhlu yetenekli arkadaşım Aylin Aytekin de kurabiyeme bir haiku yazınca kurabiyem "Haiku Kurabiyesi" adını sonuna kadar haketmiş oldu.
Güzel bir kitap, güzel bir kahve ve bu haiku kurabiyesiyle iç huzuruna, hatta nirvanaya ulaşabilirsiniz.
"anladığında
işte bu kurabiye
hüznümle pişti"
Malzemeler
1,5 su bardağı bardağı yulaf ezmesi
Yarım su bardağı pudra şekeri
Yarım su bardağı hindistan cevizi
2 tatlı kaşığı kakao
2 yumurta
1 avuç damla çikolata
Yapılışı
1-Yulaf ezmesi blender ya da mutfak robotunda bir kısmı taneli kalacak şekilde inceltilir.
2-Yulaf ezmesi, pudra şekeri, hindistan cevizi, kakao, yumurta ve damla çikolata bir kaşık yardımıyla karıştırılır.
3-Hamur fırın kağıdı serilmiş tepsiye kaşıkla koyulur.
4-150 derecelik fırında 15 dakika pişirilir.
18 Temmuz 2015 Cumartesi
HAİKU KURABİYESİ
Etiketler:
ayşenur,
çay saati,
çikolatalı,
diyet,
dünya edebiyatı,
edebiyat,
glutensiz,
kahve,
kolay,
kurabiye,
tatlı
12 Temmuz 2015 Pazar
ZEN KAÇIKLARI ÇÖREĞİ
Şu sıralar yeraltı edebiyatı okuyorum. En son okuduğum kitap Jack Kerouac'tan "Zen Kaçıkları". Kerouac her zamanki gibi kitapta kendisini ve arkadaşlarını anlatmış. "Yolda"da olduğu gibi yine yolculukta. Fakat bu sefer içsel yolculukta Kerouac. Dostlarıyla sohbet ediyor, yiyor, bolca içiyor :)
Sohbetlerinde bolca Buda'dan, doğadan, evrendeki düzenden bahsediyor. Gerçekten harika bir kitap. Kitabın bazı yerlerinde yedikleri, bohem hayatlarına yakışacak derecede basit yemeklerin tariflerine de rastlanabiliyor. Bunlardan biri de Kerouac'ın arkadaşlarını doyurmak için çayın yanına yaptığı mısır çöreği.
"Sarı mısır ununu, içine biraz soğan doğrar, az tuzla ve suyla karıp tavadaki kızgın yağın içine kaşıkla ufak ufak parçalar halinde atar, sıcacık mısır çörekleri hazırlardım millete - çayla iyi giderdi." demiş Kerouac ve devamında açtığı bir falda insanları doyuracağı çıktığını eklemiş. Ben de Kerouac gibi arkadaşlarıma yemekler yapmayı, doyurmayı çok seviyorum ve bu tarifi tüm arkadaşlarıma adamak istiyorum. Annemle biraz modifiye ederek yaptık. Çok az malzemeyle yapılan basit bir tarif. Ama az çoktur...
Malzemeler
80 gram mısır unu
1 yemek kaşığı mısır nişastası
2 yumurta
1 küçük soğan
Yarım su bardağı su
Tuz
Karabiber,Pul biber (isteğe bağlı)
Kızartmak için yarım su bardağı sıvıyağ
Yapılışı
1.Soğan incecik doğranır.
2.Mısır unu, nişasta, soğan yumurta, tuz ve baharatlar derin bir kasede karıştırılır.
3.Karışım suyla yavaş yavaş inceltilir.
4.Tavada yağ kızdırılır. Karışım her seferinde karıştırarak kaşık kaşık yağa atılır. Kızarınca ters çevrilir ve diğer yüzü de kızartılır.
5.Sıcak olarak servis edilir.
NOT:İsterseniz ev yapımı yoğurtla servis edebilirsiniz. Birbirlerine çok yakışıyorlar.
Sohbetlerinde bolca Buda'dan, doğadan, evrendeki düzenden bahsediyor. Gerçekten harika bir kitap. Kitabın bazı yerlerinde yedikleri, bohem hayatlarına yakışacak derecede basit yemeklerin tariflerine de rastlanabiliyor. Bunlardan biri de Kerouac'ın arkadaşlarını doyurmak için çayın yanına yaptığı mısır çöreği.
"Sarı mısır ununu, içine biraz soğan doğrar, az tuzla ve suyla karıp tavadaki kızgın yağın içine kaşıkla ufak ufak parçalar halinde atar, sıcacık mısır çörekleri hazırlardım millete - çayla iyi giderdi." demiş Kerouac ve devamında açtığı bir falda insanları doyuracağı çıktığını eklemiş. Ben de Kerouac gibi arkadaşlarıma yemekler yapmayı, doyurmayı çok seviyorum ve bu tarifi tüm arkadaşlarıma adamak istiyorum. Annemle biraz modifiye ederek yaptık. Çok az malzemeyle yapılan basit bir tarif. Ama az çoktur...
Malzemeler
80 gram mısır unu
1 yemek kaşığı mısır nişastası
2 yumurta
1 küçük soğan
Yarım su bardağı su
Tuz
Karabiber,Pul biber (isteğe bağlı)
Kızartmak için yarım su bardağı sıvıyağ
Yapılışı
1.Soğan incecik doğranır.
2.Mısır unu, nişasta, soğan yumurta, tuz ve baharatlar derin bir kasede karıştırılır.
3.Karışım suyla yavaş yavaş inceltilir.
4.Tavada yağ kızdırılır. Karışım her seferinde karıştırarak kaşık kaşık yağa atılır. Kızarınca ters çevrilir ve diğer yüzü de kızartılır.
5.Sıcak olarak servis edilir.
NOT:İsterseniz ev yapımı yoğurtla servis edebilirsiniz. Birbirlerine çok yakışıyorlar.
Etiketler:
ayşenur,
çay saati,
çörek,
dünya edebiyatı,
edebiyat,
glutensiz,
hamur işi,
kahvaltılık,
kolay
VİŞNE SOSLU GLUTENSİZ BROWNİE
Okul bitti ve artık evimdeyim. Doya doya mutfakta zaman geçirebildiğim için çok mutluyum.Fakat daha sağlıklı yaşamak adına gluteni bıraktığımdan beri çok sevdiğim bazı yemek ve tatlılardan mahrum kalıyorum. Tatlıyı çok seven biri olarak zorlandığım zamanlar oldu.
Brownie özellikle çikolata seven hiç kimsenin dayanamayacağı bir tatlı. Glutensiz yapmaya da oldukça uygun. Dışı kıtır, içi ıslak ve yumuşak, hele bir de üstüne sıcak vişne sosu... Bana birşeyler oluyor...
Brownie özellikle çikolata seven hiç kimsenin dayanamayacağı bir tatlı. Glutensiz yapmaya da oldukça uygun. Dışı kıtır, içi ıslak ve yumuşak, hele bir de üstüne sıcak vişne sosu... Bana birşeyler oluyor...
MALZEMELER
Brownie
225 gram bitter çikolata
225 gram tereyağı
200 gram pudra şekeri
4 yumurta
150 çiğ badem
1 fiske tuz
Vişne Sosu
2 su bardağı vişne
1 yemek kaşığı mısır nişastası
Yarım su bardağı su
2 yemek kaşığı şeker
YAPILIŞI
Brownie
1-Bademleri sıcak suya koyun. Su ılındığı zaman bademlerin kabuklarını soyun ve kurumaya bırakın. Bademler kuruduğunda mutfak robotundan incecik çekin.
2-Tereyağını eritin ve küçük parçalara bölünmüş çikolatayı içine atın. Ocağı kapatın ve karışım homojen olana kadar karıştırın.
3-Yumurtanın sarılarını ve beyazlarını ayrı kaplara alın. Beyazları bir fiske tuzla kar haline getirin. (Kabı ters çevirdiğinizde dökülmemeli)
4-Yumurtanın sarılarını pudra şekeri ile birbirine yedirin ve kremamsı bir hal alana kadar çırpın. Ardından çırpmaya devam ederek yavaş yavaş tereyağlı çikolata karışımını ekleyin. Bu sırada bir yandan da öğütülmüş bademi ekleyin.
5- Çırpmayı bırakın ve kar halindeki yumurta beyazını parça parça karışıma ekleyerek yavaşça altüst ederek karıştırın. Bu aşamada yumurta beyazının içindeki havayı indirmemeye dikkat edin.
6-Yaklaşık 20-25 cm çapında dibi yağlanmış bir tepsiye karışımı dökün.
7-Önceden ısıtılmış 150 derecelik fırında 45 dakika kadar pişirin. Fırını kapattıktan sonra fırında 15 dakika dinlendirin.
8-Soğuyunca kalıptan ters çevirerek servis tabağına alın.
8-Soğuyunca kalıptan ters çevirerek servis tabağına alın.
Vişne Sosu
1-Yıkanmış vişneleri ve suyu bir kapta kaynatın. Kaynatırken vişneleri fazla parçalamadan ezin.
2-Su kaynadığında şekerini ekleyin ve şeker eriyene kadar kaynatın.
3-Birazcık soğuk suyla incelttiğiniz nişastayı karışıma ekleyin ve karıştırmaya devam edin.
4-Sos katılaşmaya başlayınca ocaktan alın ve sıcakken dilimlenmiş brownie'nin üzerine dökün.
Etiketler:
ayşenur,
çay saati,
çikolatalı,
dünya mutfağı,
glutensiz,
kekler,
tatlı
10 Temmuz 2015 Cuma
ÇİKOLATA VE CEVİZ DOLGULU RULO TAVUKGÖĞSÜ
Yalancı tavukgöğsü tarifini daha önce paylaşmıştım. Tam da
Ramazana uygun hafif bir tatlı bence. İstediğiniz malzemeyle süsleyebilir,
sunumunu farklı şekillerde yapabilirsiniz. Geçen hafta sonu televizyonda” Ardanın
Ramazan Mutfağı” programında rulo halini görünce çok özendim. Hemen denedim ve
sizlerle paylaşmak istedim.Tabii biraz yorum kattım. Fikir için Arda Türkmen’e teşekkürler.
MALZEMELER
1 ölçü yalancı tavukgöğsü (bkz. Yalancı TavukGöğsü)
1 su bardağı ufalanmış kakaolu kek
1 çorba kaşığı pudra şekeri
½ su bardağı damla çikolata
½ su bardağı kıyılmış ceviz
YAPILIŞI
1-Tavukgöğsü tarif edildiği gibi hazırlanır.
2-Bir dikdörtgen borcam tepsiye yağlı kâğıt serilir. Üzerine
bir çorba kaşığı pudra şekeri serpilir. Tavukgöğsü ince bir tabaka halinde yayılır.
Buzdolabında en az 4-5 saat, mümkünse bir gece bekletilir.
3-İyice soğuyan tavukgöğsünün üzerine kıyılmış ceviz ve
damla çikolata serpilir. Elle hafif bastırılır. Tavukgöğsü 8 eşit parçaya bölünür.
4-Ayrı bir yerde yağlı kâğıt üzerine bir miktar ufalanmış
kek yayılır. Kek yerine kakaolu bisküvi ya da kurabiye de kullanabilirsiniz.
5-Her bir tavukgöğsü parçası altındaki kâğıt yardımıyla
sarılarak rulo yapılır
6- Rulo kek kırıntıları üzerinde yuvarlanarak üzeri
kaplanır.
AFİYET OLSUN
Etiketler:
çay saati,
çikolatalı,
sevim,
sütlü tatlı,
tatlı,
türk mutfağı
7 Temmuz 2015 Salı
PİZZA
Bugün Elif’in iftara özel siparişi pizzaydı.Ramazanda pizza
pek cazip gelmese de kızım isteyince, yine akan sular durdu. Ben de gençlerin
yoğun olduğu bir iftar organize ettim. Yalova’dan gelen yeğenlerim Nurefşan ve
Saliha, kardeşim Murat, gelinimiz Rukiye ve minik tatlı yeğenim Azra Betül. Tabii ki canım anneciğim ve biz. Güzel, sıcacık bir iftar oldu.
Pizza da gayet güzel oldu. Herkes çok beğendi. Ev
fırınlarında iyi sonuçlar almak çok zor. Fakat uzun denemeler sonunda kendi
yöntemimi buldum. Tabii ki sır değil. Mutfağa gönül vermiş birçok kişi benimle
aynı tekniği kullanıyordur. Ben bugün herkesin pizza ustası olması için bu teknikleri
sizlerle paylaşacağım.
Pizzanın tarihçesi hakkında uzun bilgilerle sizleri sıkmak
istemiyorum. Fakat benim en çok hoşuma giden, pideyle olan akrabalığını
konuşmak. Malum Türk mutfağına olan aşkım, dünya mutfağı üzerindeki
etkilerimizi düşününce beni gururlandırıyor.
Eğer sizin ailenizde de bizim gibi genç nüfus yoğunluktaysa,
onlara bir sürpriz yapın. Pizzalı bir iftar menüsü hazırlayın. Benim aldığım
iltifatlara siz de ortak olun.
MALZEMELER
Hamuru için
1çorba kaşığı kuru maya
1su bardağı ılık süt
1su bardağı ılık su
1çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı pul biber
1 kilogram un
Sosu için
1çay bardağı
zeytinyağı
1çay bardağı ketçap
1 tatlı kaşığı kekik ve biberiye
3-4 çorba kaşığı su
Üzeri için
300 gram kaşar rendesi
100 gram sosis
100 gram salam
100 gram sucuk
100 gram siyah
zeytin
3-4 adet küçük domates
7-8 adet mantar
YAPILIŞI
1- Hamur derin bir tencerede un, tuz, toz şeker, baharatlar
ve kuru maya iyice harmanlanır. Üzerine ılık süt, ılık su ve zeytinyağı
akıtılarak yumuşak bir hamur yoğrulur. Hamur ele yapışan bir kıvamda fakat
cıvık olmamalıdır. Eğer gerekirse, biraz un ilave edilebilir.
2-Hamurun üzeri kapatılıp ılık bir yerde 30 dakika
mayalandırılır.
3-Hamur mayalanırken üst malzemesi istenilen şekilde
doğranır. Mantarlar doğrandıktan sonra kararmaması için limonlu suya
konulur.
4- Mayalanan hamur tekrar yoğrularak yumurta büyüklüğünde
bezelere ayrılır. Ortalama 12-13 beze oluyor. Eğer mini pizza değil de bir
tepside yapmak isterseniz, hamuru ikiye bölebilirsiniz. Bu ölçüden 30 cm.
çapında iki pizza çıkıyor.
5-Bir merdane ya da oklava yardımıyla
hamurlar açılır. Tepsiye fırın kâğıdı yayılır.Pizzalar konur.Fırın 200 dereceye ayarlanır.
6-Isıtılmış fırında 10 dakika ön pişirme yapılır. Evdeki
fırınlarda üst malzeme pişerken altı hamur kaldığı için ben hamuru biraz
pişirmeyi tercih ediyorum (İşte benim sırrım)
7-Bir kavanoza sos için zeytinyağı, ketçap, su, kekik ve
biberiye konup kapak kapatılır. Çok iyi
çalkalanarak yoğun bir sos hazırlanır.
8-Ön pişirmesi yapılmış pizzaların kabaran yerleri elle
bastırılarak düzeltilir. Kavanozdaki sos her birine paylaştırılır. Bir yumurta
fırçasıyla her tarafına yayılır.
9- Kaşar rendesinin bir kısmı en son serpmek üzere ayrılır.
Kalan kaşar sos üzerine yayılır. Tüm malzemeler eşit şekilde dizilir. Estetik
bir görüntü olmasına özen gösterilir. En son ayrılan kaşar da serpilir.
10-Hazırlanan pizzalar tekrar 200 derecede ısıtılmış fırına
sürülür. Üzeri hafif kızarıp, kaşar tamamen eriyince sıcak servis edilir.
NOT: Ön pişirme yapıldığı için üzerine malzemeler
konulduktan sonra ya da konulmadan strech filmle kaplanarak buzdolabında bir
gün, derin dondurucuda istediğiniz kadar saklayabilirsiniz.
AFİYET OLSUN
NOHUTLU BAMYA ÇORBASI
Bamya hem kuru, hem de taze çok lezzetli ve değerli bir
sebze. Özel günlerde birçok yörede mutlaka pişirilen çorbası, ana yemek muamelesi
görür. Sindirime yardımcı olması nedeniyle ağır yemeklerin olduğu ziyafetlerde
tercih edilir.
Tazesinin mevsimi çabuk geçer. Bu nedenle kurusu ya da
dondurulmuş olanı da çok yaygın olarak kullanılır. Biraz tüylü, biraz da yapışkanlı
olduğu için ayıklaması ve pişirmesi dikkat ister. Eğer doğru şekilde ayıklanıp
yıkanmazsa, suyu jöle kıvamında istenmeyen bir hal alır. Mutfakta yeni olanlar pek
uğraşmak istemezler.
Ben bugün sizlere bamya pişirmenin çok basit bir işlem
olduğunu anlatmak istiyorum. Taze bamya çıkmışken bence bir iftarda mutlaka
deneyin. Özellikle dostlarınız ve sevdiklerinize verdiğiniz davetlerde menünüze
eklemenizi tavsiye ederim.
MALZEMELER
500 gram taze bamya
1 su bardağı haşlanmış nohut
300 gram dana kuşbaşı
½ çay bardağı sıvı yağ
1 adet limon (yarısı hazırlama suyuna, yarısı da pişme
suyuna)
1 büyükçe soğan
2 adet yeşilbiber
1 çorba kaşığı domates salçası
Tuz ve yeterince su
YAPILIŞI
1-Soğan ve biberler küçük doğranır. Etler kuşbaşından biraz
daha küçük olarak hazırlanır.
2-Bir basınçlı tencereye sıvıyağ konup ocak açılır. Yağ
kızınca etler mühürlenir(dışının hafifçe kızarıp suyunun içinde bırakılması).
3-Soğanlar eklenir. Hafifçe pembeleşinceye kadar sotelenir.
Biberlerle sotelemeye devam edilir. Bir iki kez karıştırılıp salçalar da
eklenir. Hafif kızarma kokusu gelince, tencerenin yarısına kadar su konup kapak
kapatılır.
4- Basınçlı tencere ses verince altı kısılır.30 dakika
pişirilir.
5- Etler pişerken bamya ayıklanır. Ayıklama sırasında
tepedeki külah kısmı çok dipten olmayacak şekilde bıçakla verev kesilir. Külahın
hemen altındaki püsküller elle ufalanarak alınır.
6-Derin bir kaseye su ve yarım limonun suyu konulur.Ayıkladığımız
bamyalar, bu limonlu suda tencereye girme zamanına kadar bekletilir.
7-30 dakikası dolan basınçlı tencerenin altı kapatılır.Buhar
çıkışı bittiğinde kapak açılır.
8- Tencereye haşlanmış nohut (ben daha önce haşlayıp
dondurduğum nohutları kullandım),limonlu suyundan süzülmüş bamya ve tuz
eklenir. Kalan yarım limon suyu da tencereye konulup kapak tekrar
kapatılır.Ocak açılır.Buhar çıkışı başladığında ateş kısılır.15 dakika
pişirilip kapatılır.
9- Basınçlı tencerenin kapağı açılır.lezzet kontrolü yapılır.
Gerekirse tuz ve limon suyu eklenir.
DOMATES ÇORBASI
Artık yaz geldi. Sebze meyve gerçek lezzetlerine kavuştu.
Domatesler mis gibi kokuyor. Çorba yapmanın vaktidir. Daha önce miyaneli çorba
tarifi verdiğim için ayrıntılı resimler koymadım.Oldukça basit ve
lezzetli bir çorba. Güzelim yaz domatesleriyle mutlaka deneyin. Besin değeri
oldukça yüksek. Mide rahatsızlığı olanlar ve bebekler için de tavsiye ederim.
MALZEMELER
4 adet domates
½ çay bardağı sıvı yağ(istenirse 2 kaşık tereyağı)
3 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı domates salçası
1 litre kemik suyu+1 litre su
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı fesleğen
Tuz
Terbiyesi için
1 yumurta sarısı
1 su bardağı süt
YAPILIŞI
1-Domateslerin kabuğu soyulur, çekirdekleri çıkarılır. Dörde
bölerek rendelenir ya da robotla püre haline getirilir.
2-Bir tencereye sıvı yağ konur. Ocak açılır. Yağ kızınca un
eklenip helva kokusu gelinceye kadar kavrulur.
3-Salça eklenir. Bir iki kez karıştırılır. Domates püresi
eklenir. Kokusu gelene kadar karıştırarak pişirilir. Ocak kısılır.
4- Fesleğen ve karabiber eklenip karıştırılır.
5-Et suyu ve su azar azar karıştırarak ilave edilir. Ocak
açılır.
6-Kaynayıncaya kadar karıştırmaya devam edilir.
7-Kaynayınca ocak kısılır. Bir kasede yumurta sarısı sütle
iyice çırpılır.
8-Kaynamakta olan çorbadan azar azar çırparak ilave edilir.
Terbiyenin sıcaklığı çorbaya eşitlenince
karıştırarak birleştirilir.
9-Tuz ilave edilir. Bir taşım kaynayınca ocak kapatılır.
10-Kızartılmış küçük ekmeklerle (kruton) servis edilir.
AFİYET OLSUN
Etiketler:
çorba,
domatesli,
kemik suyu,
kolay,
miyaneli,
sevim,
tuzlu,
türk mutfağı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






