25 Haziran 2015 Perşembe

YALANCI LAZ BÖREĞİ



Yalandan hayatım boyunca nefret ettim. Bence insanların en kötüsü yalancılardır. Çocuklarıma sadece yalan söylediklerinde ceza verdim. İpe götürseler bile doğru söylemeleri gerektiğini öğrettim.
Fakat ne yazık ki yalan hayatın içinde. Öyle ki yemeklerimize bile yalancı isimler verebiliyoruz. Örnek mi? Yalancı su böreği, yalancı köfte, yalancı işkembe çorbası, yalancı Laz böreği vs. liste böyle uzuyor.
Hepsi de çok lezzetli. Keşke tüm yalancılar mutfaktakiler kadar güzel ve masum olsa...
Ben bugün sizlere yalancı Laz böreğinin tarifini vereceğim.Ramazan ayında iftar sonrası çayın yanında iyi gidecektir.
Tarif çok basit. Özellikle mutfak tecrübesi az olup ta şık bir sunum yapmak isteyenlere tavsiye ederim.

MALZEMELER
10 adet hazır milföy hamuru
4 su bardağı süt
3çorba kaşığı un
3 çorba kaşığı mısır nişastası
1 adet muz
8 çorba kaşığı toz şeker
Üzerine pudra şekeri

YAPILIŞI
1-Bir tencereye un, nişasta, toz şeker konulur ve karıştırılır.
2-Üzerine soğuk süt azar azar ilave ederek karıştırmaya devam edilir.
3-Tencere orta ateşte sürekli karıştırarak üzeri göz göz olup koyulaşıncaya kadar pişirilir.
4-Ocak kapatılır. Muz rendelenir.
5-Muz ve vanilya kremaya eklenip mikserle 10 dakika çırpılır.
6-Milföy hamurunun her bir yaprağı boyuna 4 parçaya kesilir.40 adet dikdörtgen elde edilir.

7- Fırın 200 dereceye ayarlanır. Önceden ısıtılmamış fırında milföyler yağını bırakır ve kat kat ayrılamaz.
8-Hamurlar fırın kağıdı yayılmış tepsiye dizilir. Yaprak yaprak kabarıp üzeri pembe renk oluncaya kadar pişirilir.
9-Milföyler soğuyunca bıçak katlar arasından geçirilerek her bir parça ikiye ayrılır.

10-Alt parçaya bolca krema sürülerek üst parça kapatılır. Tüm milföyler bu şekilde bitirilir.

11-Son olarak üzerine pudra şekeri elenir.
NOT:Milföylerin arasına krema sürme işlemi servisten en fazla 2 saat önce yapılmalıdır. Aksi taktirde krema milföyü hamurlaştıracağı için ürünün kalitesi bozulur.


 AFİYET OLSUN


BOLONEZ SOSLU FIRIN MAKARNA


 
MALZEMELER
1 paket fırın makarna
2 litre su
2 çorba kaşığı tuz

Bolonez Sos Malzemesi
200 gram kıyma
½ çay bardağı sıvı yağ
3-4 adet yeşilbiber
2 adet domates
1 adet kuru soğan
4-5 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı biber salçası
Tuz, birer çay kaşığı karabiber, pul biber, kekik, fesleğen (baharat miktarını isteğe göre değiştirebilirsiniz.)

Beşamel Sos Malzemesi
3 çorba kaşığı tereyağı
4 çorba kaşığı un
1,5 su bardağı süt
1 çay kaşığı muskat rendesi
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı taze çekilmiş beyaz biber (yoksa karabiber de olur)

YAPILIŞI
Bolonez sos ve Beşamel sos yapımını daha önce resimli ve açıklamalı olarak anlatmıştım.(bakınız; Patatesli lazanya) Bu nedenle burada ayrıntılı olarak fırın makarnayı tarif edeceğim.
1-Bolonez sos tarif edildiği gibi hazırlanır.
2- Makarnalar için ocağa derin bir tencere yerleştirilir. İçerisine 3 litre su, kaynayınca da 2 yemek kaşığı tuz eklenir.
3- Makarnalar kırılmadan tencereye alınır. Aynı anda küçük bir tencerede de tarife uygun olarak beşamel sos hazırlanmaya başlanır.
4-Makarnalar ara sıra karıştırılarak 10 dakika haşlanır. Bu arada beşamel sos da hazırlanmış olur.
5- Makarnalar süzülür. Beşamel sosun yarısı makarnaya eklenip iyice harmanlanır.
6-Dikdörtgen bir borcam tepsiye makarnanın yarısı düzgünce yayılır. Üzerine bolonez sosun tamamı her tarafına gelecek şekilde dağıtılır. Kalan makarna kıymaları kapatacak şekilde tekrar yayılır.

7- Fırın 200 dereceye ayarlanır. Beşamel sosun kalanı ile makarnaların üzeri kapatılır. Önceden ısıtılmış fırında 10-15 dakika beşamel sos hafif kurutulur ve kızartılır.
 8-Son olarak tepsi fırından alınır. Üzerine kaşar rendesi serpilir ve tekrar fırına verilir. Kaşar eriyip hafif renk alınca fırın kapatılır. Fırının ısısıyla servis saatine kadar sıcak bekletilir. 
 
AFİYET OLSUN
  





HOŞ GELDİN RAMAZAN

Ramazan ayını bütün güzelliği ile idrak ediyoruz. Yılın en uzun ve kavurucu günleri bu yıl ramazan’ı içine aldı. Dolayısıyla hepimizin bünyesinde susuzluk ve halsizlik oluştu. Ben de bloğumda sizlerle iftar menüleri paylaşmayı planlamışken, uzunca bir süre tarif defterimin başına oturamadım.
Fakat bugün tam bir hafta oldu. Artık oruçlu günlerin ilk dengesizliğini üzerimizden attık bundan sonra sizlerle iftar ve sahur için sağlıklı ve özel tariflerimi düzenli olarak paylaşmaya çalışacağım.
 Doktorların iftar ve sahurda yenilmesi ve yenilmemesi gerekenlerle ilgili her gün televizyonda verdikleri uzun nutukları ben tekrarlamayacağım.  Sadece bu bilgiler doğrultusunda hafif su ihtiyacını azaltan tarifler vereceğim.
 Püf noktamız tuzu, şekeri ve yağı mümkün olduğunca azaltmak. Sıvı miktarını artırmak olmalı. Sofrada mutlaka çorba ve salata olmalı.Tatlı yerine de meyve tercih edilmeli.En az 8 bardak su iftar ve sahur arasında içilmelidir. Özellikle karpuz ve kiraz susuzluğu azaltan en iyi meyvelerdir.
Bugünden itibaren sizlere iftar ve sahur için sağlıklı tarifler sunmaya çalışacağım. Umarım Ramazan’ın bereketiyle her gün şenlenen sofralarınıza küçük bir katkım olur. Bu günkü iftar soframızın menüsüyle başlıyor ve Ramazan’ın hepimize hayırlar getirmesini diliyorum.

Nohutlu ve tavuklu yayla çorbası,
Semizotu yemeği
Bolonez soslu fırın makarna,
Cevizli mevsim salata ve karpuz.

NOHUTLU VE TAVUKLU YAYLA ÇORBASI
MALZEMELER
1 çay bardağı pirinç
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 kase haşlanmış ve didiklenmiş tavuk eti
1 litre tavuğun haşlama suyu+1 litre su
Tuz
Terbiye için
1 su bardağı yoğurt +1 yum. Sarısı
Üzeri için
1 çorba kaşığı tereyağı, pul biber, nane
YAPILIŞI
1-Tencereye 1 litre su ve ayıklanmış, yıkanmış pirinç konup ocak açılır.
2- Pirinçler yumuşamaya başlayınca, haşlanmış nohut, didiklenmiş tavuk eti ve tavuk suyu eklenir. 15 dakika birlikte pişirilir.
3-Bu sırada bir kâsede 2 tatlı kaşığı tuz,1 yumurta sarısı ve yoğurt iyice çırpılır.
4-Pirinçler iyice açılıp çorbanın kıvamı koyulaşınca altı kısılır. Kepçe ile azar azar suyundan alınarak yoğurda yedirilir. Bu sırada çırpma işlemine devam edilmelidir. Yoğurdun ısısı çorbaya eşitlenince, bu kez tenceredeki çorba karıştırırken terbiye ilave edilir.
5-Tuz kontrolü yapılır. Kısık ateşte yoğurt kestirilmeden 1-2 dakika tutulur.
6-Bir tavada tereyağı eritilir. Pul biber ve nane eklenip hafifçe kızartılır. Çorbanın üzerine gezdirilir.
AFİYET OLSUN


 
   







   


17 Haziran 2015 Çarşamba

TAVUKLU KEŞKEK



Bugün yine Türk Mutfağının düğün yemeklerinden birini paylaşmak istiyorum. Keşkek; Anadolu’nun hemen hemen her tarafında bilinen pilavla ana yemek arası, doyurucu ve besin değeri yüksek bir misafir yemeğidir.
Ev sahibinin ekonomik durumuna ve yörenin hayvancılık potansiyeline göre kullanılan et, koyun, dana, tavuk ya da kaz olarak çeşitlilik gösterebilir.
Ben Samsun’da tattığım ve çok beğendiğim tavuklu keşkek tarifini vereceğim. Hem çok lezzetli hem de ekonomik bir yemek.
Bu hafta Bursa'dan annemin kuzeni Kadriye abla eşiyle birlikte Erzincan’a geldi. Ben de Pazar günü tüm aileyi yemeğe davet ettim. Bir gün önce sohbet arasında Kadriye abla keşkeği merak ettiğini söyleyince, durumdan vazife çıkardım. Davetin ana yemeği olarak tavuklu keşkek hazırlamaya karar verdim. Menüde yer alan diğer yiyecekler ise; Çiriş çorbası, peynirli börek, turşu kavurması, mevsim salata, trileçe ve karpuzdu.
Eski günleri yâd ederek güzel bir akşam geçirdik. Bu akşamın bloğa hediyesi de tavuklu keşkek tarifi oldu.
 
 Ortada Kadriye abla ve eşi, solda annem ve teyzem, sağda eşim ve eniştem, birazcık da Elif.
Bursalı dostlar memleketlerine Erzincan’dan sevgi ve selamlar götürürken, biz de tarifimizi paylaşalım.

MALZEMELER
3 su bardağı aşurelik buğday
1 su bardağı nohut
2 adet tavuk but
1 tatlı kaşığı kimyon
 1 tatlı kaşığı pul biber
Tuz ve yeterince sıcak su
Üzeri İçin
3 çorba kaşığı tereyağı
2 tatlı kaşığı pul biber


Bu ölçülerle ortalama 10 porsiyon çıkıyor.

YAPILIŞI
1-Buğday ve nohut ayıklanır. Yıkanır. Bir gece önceden üzerini iki parmak geçecek su ile ıslatılır.
2-Tavuk butları yıkanır. Üzerini örtecek su ile kaynatılır. Üzerinde köpük birikince 5 dakika daha kaynatıp ocak kapatılır. Tavuk süzülür. Bu su atılır.
3-Bir gece önceden ıslatılmış ve iyice şişmiş nohut, buğday ve ön haşlaması yapılmış tavuk butları büyük boy bir basınçlı tencereye konulur. Malzeme tencerenin yarısını geçmemelidir. Üzerini iki parmak geçecek şekilde su eklenir. Kapak kapatılır. Ocak önce harlı yakılır.
4-Tencereden buhar çıkışı başladığında ateş kısılır. 45 dakika pişirilir. Ocak kapatılır.
5-Buhar çıkışı bitince kapak açılır. Butlar dikkatlice alınır. Çok iyi piştiği için kemikle et birbirinden ayrılacaktır. Keşkeğin içinde hiç kemik parçası kalmamalıdır.
6- Dışarı alınan tavuk ayıklanır. Derileri alınır. Didiklenir ve tekrar tencereye konur. Kimyon ve pul biber, 2 bardak kaynar su eklenir. Ocak tekrar açılır.
7-Bu aşamadan sonra dibi tutacağından ocağın başından ayrılmamalıdır. Kaynama başlayınca ateş kısılır. Büyük bir tahta kaşıkla dibinin tutmamasına dikkat edilerek sık sık karıştırılır.

8- Nohut ve buğday artık tamamen açılmış ve bulamaç kıvamına gelmiş olmalıdır. Eğer karıştırırken kaşık zor dönüyorsa, bir bardak sıcak su eklenir. Fazla su koymak keşkeğin kalitesini bozabilir.
9-Artık sona yaklaşan keşkek, havalandırarak ve güçlü hareketlerle tencerenin dibine vurarak karıştırmaya başlanır. Bu aşamada tuzu ayarlanır.
10-Tavuklar tamamen keşkeğin içinde kaybolup, macun kıvamı elde edilince yemeğimiz hazır demektir. Ocak kapatılır.
11-Bir tavada tereyağı eritilir. Üzerine pul biber eklenir ve hafif kızartılır.
12-Sıcak olarak servis edilen keşkeğin üzerine bolca biberli tereyağı gezdirilir.

AFİYET OLSUN   






 

16 Haziran 2015 Salı

PAVLOVA




Yeni Zelanda mutfağı aslında dünya mutfakları arasında çok fazla bilinmiyor. Fakat Anna Pavlova isimli balerinin ülkede gösteri yapmak için geldiğinde onuruna isminin verildiği tatlı, tüm dünyada tanınıyor. Tasarımını balerin tütüsünden esinlenerek yapmışlar. Görüntüyü yakalamak için mereng hamuru kullanılıyor. Bu nedenle beyaz, kabarık ve kırılgan bir görüntüsü var. Üzeri de balenin renkli dünyasını anımsatan taze meyvelerle süsleniyor. Malzeme meyve olunca her seferinde farklı görüntüler elde etmek mümkün.
Bir yiyecek ülkesinden çıkıp da dünya mutfağına dâhil olunca, gittiği her ülkede farklı şekilde yorumlanabiliyor. Nitekim Pavlovanın orijinali meyveli olsa da artık çikolatalı, karamelli veya tiramisu lezzetinde olanlarına rastlamak mümkün.
Ayşenur glüteni bıraktığından beri tatlı konusunda çok az seçeneğimiz vardı. Tatlıyı çok sevdiği ve dünya mutfağı ile yakından ilgilendiği için Bir yabancı sitede Pavlova tarifine rastlamış. Glütensiz bir tatlı olduğu için yapılacaklar listesine yazmış. Seçim için Erzincan’a geldiğinde birlikte mutfakta zaman geçirirken, menümüze Pavlovayı da ekledik.
İtiraf ediyorum. Ben de bir kez tatmıştım. Hazırlanışını da dokuz yıl önce uluslar arası mutfak kursunda Yeni Zelanda Büyükelçiliğinin mutfak şefinden izlemiştim. Fakat daha sonra bir daha hiç hazırlamamıştım. Türk Mutfağının zengin tatlı menüsü bana daha çok hitap ettiği için bu güzel ve oyalayıcı tatlıya hiç sıra gelmemişti.
Fakat canım kızım isteyince, akan sular durdu. Tarifi Ayşenur birkaç yabancı siteden derledi. Ben de bizdeki malzemelerle yeniden düzenledim. Biz ölçüyü ikiye bölerek iki farklı Pavlova hazırladık. Tam mevsiminde olduğumuz için birini çilekli, diğerini de tiramisu şeklinde hazırladık.
Yabancı sitelerdeki reçetelerde tatlı üzerindeki malzeme krema ve pudra şekeri çırpılarak hazırlanıyor. Biz süt, mısır nişastası ve labne kullanarak daha hafif bir krema denedik. Gayet güzel oldu.     
İşin büyük kısmını Ayşenur yaptı. Elif de her zaman ki gibi çırağımız oldu. Hatta yedikten sonra öyle güzel bir tespitte bulundu ki; Pavlova daha iyi tanımlanamazdı. Bu tatlı Elif’in tabiriyle “bulut gibi”. 
Eğer farklı bir lezzet arıyorsanız, mutlaka deneyin. Özellikle çocuklar çok sevecek.

MALZEMELER
Mereng İçin
6 yumurta beyazı
1 fiske tuz
1,5 su bardağı pudra şekeri
2 çay kaşığı mısır nişastası
1 çay kaşığı elma sirkesi
1 çay kaşığı vanilya
Krema İçin
1,5 su bardağı süt
1,5 çorba kaşığı mısır nişastası
3 çorba kaşığı toz şeker
100 gram labne
Üzeri İçin
Çilek ya da istediğiniz bir meyve (kivi, böğürtlen, yaban mersini, muz)
Türk kahvesi ve bitter çikolata rendesi

YAPILIŞI
1- Yumurta akları ve bir fiske tuz mikserle kar haline gelene kadar çırpılır.
 2-Çırpmaya devam ederken pudra şekeri kaşıkla azar azar yedirilerek bitirilir. Hemen ardından sirke eklenir. Mereng hamurunun çırpma sırasında kapta oluşturduğu iz kaybolmamalıdır. Mikser kapatıp kaldırıldığında ucundaki damla düşmemelidir.
3- Kıvam tamam olunca mikser kapatılır. Mikser uçları çıkarılır. Mısır nişastası ve vanilya söndürmeden bir spatula yardımıyla dikkatlice yedirilir.
4- Fırın 110 dereceye ayarlanır. Fırın kâğıdına küçük bir pasta tabağı yardımıyla 20 cm. çapında iki daire çizilir. Kâğıt ters çevrilir. Mürekkep merenge değmemelidir. Beyaz bir köpük görünümündeki mereng hamuru bu daire üzerine taşırmadan yayılır. Fazla bekletilmeden fırına verilir. Ortalama 1,5 saat fırın kapağı açılmadan pişirilir.
5-Mereng fırındayken krema hazırlanır. Bunun için küçük bir tencerede toz şeker ve nişasta karıştırılır. Karıştırmaya devam ederken, süt eklenir. Ocak açılır. Yine karıştırmaya devam ederek  kaynayana kadar pişirilir. Kaynayınca bir iki dakika daha ocak kısılarak karıştırılır. Ocak kapatılır.
6- Vanilya eklenir soğuyana kadar mikserle 10 dakika çırpılır. Soğuyunca, labne eklenir. Tekrar çırpılır.
7-Fırının 1,5 saati bittiğinde fırın kapatılır ve kapağı açılmadan 15 dakika dışının iyice kuruması sağlanır.
8-Merengler kabarık ve kırılgan bir malzeme olduğu için dikkatlice kâğıttan çıkarılır. Servis edileceği tabağa alınır.
9-Çilekler yıkanır, süzülür. İster dilimli, ister bütün olarak hazırlanır. Birinci merengin üzerine ince bir tabaka krema sürülür. En üste de çilekler zevke göre dizilir.
10-İkinci merengin üzerine kalan krema sürülür. Tiramisu görüntüsü ve kokusu için bir miktar Türk kahvesi elenir ve bitter çikolata rendesi serpilir.
Fazla bekletilmeden dilimlenerek servis edilir. Biz aynı anda iki farklı lezzette pavlova hazırlamak için ölçüyü ikiye böldük. Bu nedenle 20 cm. çapında iki daire çizdik. Burada verdiğimiz ölçüyü 30 cm. çapında bir daire içine yayarak pişirecek olursanız, daha kabarık ve büyük bir pavlova elde edersiniz.






AFİYET OLSUN


11 Haziran 2015 Perşembe

MÜCEDDERE



Güneydoğu yemeklerine ayrı bir muhabbetim olduğundan daha önce bahsetmiştim. Sıradan lezzetler bile Güneydoğu Mutfağına girince damak çatlatan bir hal alıyor.
 Müceddere de böyle bir pilav. Bildiğimiz bulgur pilavı, yeşil mercimek ve baharatlarla birleşince hem daha besleyici, hem de daha lezzetli oluyor.

Ben bugün patlıcan oturtmanın yanında servis ettim. Bir de cacık hazırlayınca tam yaz yemeği oldu. 
Çocuklarınızın da beğeneceğine emin olabilirsiniz. 

MALZEMELER
1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
1 su bardağı pilavlık bulgur
2,5 su bardağı kaynar su
½ çay bardağı sıvı yağ
1 çorba kaşığı tereyağı
1 adet soğan
3-4 diş sarımsak
½ çorba kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
Pul biber,  karabiber, kimyon,  nane
Tuz

YAPILIŞI
1-Soğan ve sarımsak ince doğranır. Bir tencereye sıvı yağ konup kızdırılır. Soğanlar içine alınıp 1 dakika sotelenir.
2- Tereyağı konur. Eriyince sarımsak, iki kere karıştırılıp salçalar eklenir.
3- Soğanlar şeffaflaşıp salça kokusu gelince, bulgur tencereye alınır. 3 dakika karıştırarak hafif kızartılır.
4- Pul biber ve karabiber konup karıştırılır. Haşlanmış yeşil mercimek, hemen ardından 2,5 su bardağı kaynar su eklenir. Tuzu ayarlanır. Kapak kapatılır.

5-Kısık ateşte 15 dakika suyunu tamamen çekene kadar pişirilir.
6- Suyunu çekince ocak kapatılır. Üzerine bolca nane serpilir. Sıcakken alt üst ederek nane her tarafına yayılır.

7- Kapak tekrar kapatılıp 30 dakika demlendirilir.

Bu pilavın hafif acı olanı makbuldür. Fakat siz damak zevkinize göre acısız da yapabilirsiniz.

AFİYET OLSUN