11 Mart 2015 Çarşamba

PORTAKALLI KEK



Kış bitmek üzere. Tabii bazı sebze ve meyveler  de kışla birlikte hayatımızdan bir yıllığına çıkmak üzereler.
Bunların başında portakal geliyor. Zengin C vitamini kaynağı, mis gibi aroması, ekşi-tatlı lezzeti ile onu kaybetmek üzereyiz.
Elimizden kaçırmadan içi dışı portakal dolu bir kek paylaşmak istedim. Çocuklarınızın çok hoşuna gidecek bir tarif.


MALZEMELER
KEKİ
4 yumurta
1 su bardağı portakal suyu (ortalama 2 portakal)
1 portakal kabuğu rendesi
1,5 su bardağı toz şeker
½ su bardağı sıvı yağ
4 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
JÖLESİ
1 portakal suyu
1 su bardağı su
4 çorba kaşığı toz şeker
1 çorba kaşığı mısır nişastası
YAPILIŞI
1-Bir çırpma kabına yumurtalar kırılır. Üzerine toz şeker ve portakal kabuğu rendesi konur.İyice çırpılır.
2-Fırın 170 dereceye ayarlanır.
3-Çırpılan malzemeye önce sıvı  yağ eklenip çırpmaya devam edilir.
4-portakal suyu da eklenip çırpılır.
5-Karışıma un, kabartma tozu ve vanilya konulur.Çırpma yavaşlatılır.Karışım koyu yoğurt kıvamına gelmelidir.
6-25 cm. çapında düz bir tepsi yağlanır.Karışım tepsiye dökülür ve üzeri düzeltilir.
7-Önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar 25-30 dakika pişirilir.
8-Fırından çıkan kek ılıklaşınca servis tabağına ters çevrilir.Üzeri kürdanla sık aralıklı delinir. Eğer tepsi borcam ise kalıptan çıkarmaya gerek yoktur.
JÖLE
1-Küçük ve derin bir tencerede nişasta ve şeker karıştırılır.
2-Üzerine önce portakal suyu sonra da su azar azar karıştırarak eklenir.
3-Kaynayana kadar sürekli karıştırarak pişirilir.
4-Kaynayınca iki dakika daha karıştırılır ve ocak kapatılır.
5-Karıştırarak ılıklaştırılır. Eğer karıştırılmazsa üzeri kabuk tutar.Pürüzsüz kaplama özelliğini kaybeder.
6-Ilıklaşınca kekin üzerine düzgünce yayılır.
7-En son olarak kekin üzeri isteğe bağlı olarak portakal dilimleri ya da Hindistan cevizi ve yeşil fıstıkla süslenir.
AFİYET OLSUN

10 Mart 2015 Salı

YOĞURTLU BUĞDAY ÇORBASI



Herkesin bir favori yemeği vardır .Hani ne pişireceğimizi bilemediğimiz zamanlar ilk aklımıza gelen yemekler .İşte bu çorba benim için öyle .En sevdiğim çorba diyebilirim .Erzincan'ın da yöresel çorbalarından biridir .
Buğday ve yoğurt ikilisi özellikle süt veren annelere çok yararlı .Sütün artmasını sağlıyor .Benim memleketimde bebeği olan kadınlara komşuları bu çorbadan yaparlar .  Salça ve baharat içermediğinden sindirimi de çok kolay .
Aynı çorba yazın taze fasulye  ,kışın barbunya veya kuru fasulye ,ilkbaharda da taze bakla ile muhteşem oluyor .Ben süreyi kısaltmak için düdüklü tencere kullandım .Eğer normal tencere kullanmak isterseniz ,buğday ve fasulyelerin pişmesi 45 dakika kadar sürüyor .
 

MALZEMELER
2 su bardağı aşurelik buğday
1 su bardağı barbunya
½ çay bardağı sıvı yağ (fındık yağı)
1 büyük soğan
2 litre su
½ demet maydanoz
½ demet dere otu
2 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı kuru nane
500 gram yoğurt (hafif ekşi)
Yeterince tuz
YAPILIŞI
1-Buğday ve barbunya ayıklanır ,yıkanır ,üzerini örtecek kadar su ile akşamdan ıslatılır .
2-Ertesi gün soğan küçük yemeklik doğranır .Düdüklü tencerede sıvı yağ kızdırılır .
3-Soğanlar hafif pembeleşene kadar sotelenir .Buğday ve barbunya eklenir .
4-Suyu da konulup düdüklü tencerenin kapağı kapatılır .Buhar çıkışı başlayınca düdük indirilir .Ocak kısılır .20 dakika pişirilir .
5-Bu arada yoğurt bir çırpıcı  ya da çatal yardımıyla pürüzsüz hale getirilir .Tuzun bir kısmı yoğurda eklenir .
6-Maydanoz ve dereotu incecik kıyılır .
7-20 dakika sonunda ocak kapatılır .Buhar çıkışı tamamen bitince kapak açılır .Suyu çok azalmışsa yoğurt  bir su bardağı su ile açılır . Yeterli su varsa bu işleme gerek yoktur .Buğday ve barbunyanın pişmişliği kontrol edilir .İyice yumuşamışsa , tamamdır .
8-Çorbanın altı açılır .Tuz eklenir .Artık kapak kapatılmaz .Maydanoz ve dereotu eklenir .Ocak kısılır .
9- Kaynayan çorbadan azar azar yoğurda çırpılarak karıştırılır .Bu işlem çok dikkatli yapılmalıdır .Acele edilirse yoğurt kesilir .Yoğurt çorbanın sıcaklığına gelene kadar devam edilir .Sıcaklık eşitlenince Bu kez yoğurt çorbaya yavaş yavaş karıştırarak yedirilir .
10-Bir tavada tereyağı eritilir .Üzerine nane eklenir .Nane kızarınca çorbanın üzerine gezdirilir .

NOT:Eğer tereyağı kullanılmazsa , yazın soğuk olarak da çok güzel oluyor .Tereyağı donduğu için soğuk  çorbanın lezzetini olumsuz etkiler .
AFİYET OLSUN


AYVALI ZEYTİNYAĞLI PIRASA



Zetinyağlı  yemekler sağlıklı öğünler demektir .Özellikle pırasa lifli yapısıyla sindirim sisteminin sigortasıdır .Çocuklar pek sevmese de anneler arada bir pişirmek isterler .Ben de bu kış sebzesini çok sık pişiremesem de her seferinde ‘’nasıl cazip hale getirebilirim’’ diye düşünürüm .
Daha önce ekşi elma ile denemiştim .Çok güzel olmuştu .Bu kez ayvalı denedim .Eşimin ‘’yok böyle bir lezzet ‘’ sözleri durumu özetledi .Gerçekten inanılmaz güzel oldu .Kış bitmeden denemenizi tavsiye ederim .
MALZEMELER
1 Kg pırasa
3 adet havuç
1 adet  büyük ayva
5-6 diş sarımsak
2 çorba kaşığı sıvı yağ ( fındık yağı)
4 çorba kaşığı sızma zeytinyağı
1 çay bardağı pirinç
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı tuz
2 su bardağı su
YAPILIŞI
1-Pırasalar bir santim kalınlığında ,havuçlar , ayvalar 3 mm. ve sarımsaklar da 1 mm. kalınlığında doğranır .
2-Geniş tabanlı bir tencerede sıvı yağ kızdırılır .Önce havuçlar iki dakika sotelenir .Üzerine pırasa ve ayvalar eklenir .İki dakika daha sotelemeye devam edilir .
3-Zeytinyağı ve salçalar konulup çiğ kokusu gidene kadar kavrulur .Sarımsaklar eklenir . Soteleme sırasında çok fazla karıştırılmaz .Aksi takdirde pırasalar katlarından ayrılıp dağılabilir.
4-Sarımsak kokusu gelince bir tatlı kaşığı tuz ve iki su bardağı su eklenir .Kapak kapatılır .
5-Pirinçler yıkanır ,süzülür .Kaynama başlayınca yemeğe eklenir .
6-30 dakika pirinçler yumuşayıncaya kadar kısık ateşte pişirilir .
NOT:Aslında zeytinyağlılara biraz toz şeker eklemek gerekir .Fakat ayva ve havuç bu eksiği çok güzel tamamlıyor .    AFİYET OLSUN 

3 Mart 2015 Salı

SEBZELİ BULGUR PİLAVI

Bulgur Türk Mutfağının vazgeçilmez malzemelerinden biridir.En iyisi fabrika bantlarına girmemiş ,doğrudan köy ortamında ,doğal haliyle üretilmiş olandır.Köy bulgurunu renginden ,dokusundan ,kolayca yumuşamasından ayırt edebilirsiniz .
Ayrıca bulgur sağlıklı olması nedeniyle de tercih edilmelidir .Glisemik indeksi düşük olduğundan diyabet hastaları ve kilosunu kontrol altında tutmak isteyenler için de ideal bir seçenektir .
Bulgurla yapılmış lezzetli pilavlar ,yemekler ,çorbalar ve daha niceleri mutfağımızın baştacıdır .
Ben bugün bir sebzeli pilav paylaşmak istiyorum .Sebzeli pilavın mevsimine ve tercihe göre içindeki sebzeler değiştirilebilir.Ama sonucun her zaman nefis olacağına garanti verebilirim .
Bu kadar güzel bir pilavı denemek için hiç beklemeyin .Yanına nohut, kuru fasulye ,tavuk vs. artık sizin keyfinize kalmış.Haydi buyurun tarife .

MALZEMELER

2 su bardağı pilavlık köy bulguru
2 su bardağı et suyu + 2 su bardağı su
1 orta boy soğan küçük doğranmış
1 kırmızı kapya biber ince doğranmış
2 rendelenmiş havuç
1 domates küçük doğranmış
2 çorba kaşığı sıvı yağ
2 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
Tuz, kimyon, taze çekilmiş karabiber

YAPILIŞI

1-Et suyu ve su bir kapta kaynatılır.
2-Bir tencereye sıvı yağ konup kızdırılır. Soğanlar atılır 2 dakika sotelenir.
3-Soğanların üzerine tereyağı konulup eritilir. Kırmızı biberler eklenir, 2 dakika da biberler sotelenir.
4-Havuçlar eklenir 2 dakika da onlar sotelenir.Salçalar eklenir .

5-Salçanın kızarmış kokusu gelince bulgur konulup karıştırarak her tarafının yağ ve salça ile kaplanması sağlanır .


6-Domatesler eklenir .Yumuşayıncaya kadar karıştırarak sotelemeye devam edilir .
7-Kimyon ve karabiber atılıp karıştırılır .
8-Kaynamakta olan su ilave edilir .Tuz atılır .Lezzet kontrolü yapılır .Hafif tuzlu olmalıdır .Havuç ve kırmızı biber tuz ilavesini biraz fazlalaştırabilir .

9-Tencerenin kapağı kapatılır .5 dakika sonra ocak kısılır .10 dakika da kısık ateşte pişirilir .
10-Ocak kapatılır .15-20 dakika kapak açılmadan demlendirilir .

Turşu ile servis edilmesini tavsiye ediyorum.
AFİYET OLSUN


  

SALÇALI KÖFTE



Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de 80 in üzerinde köfte çeşidi varmış .Neredeyse her yörenin bir köftesi var .Akçaabat ,İnegöl ,İzmir ,Tekirdağ ,Adana ,Urfa ilk aklıma gelenler.Bir de yapılış yöntemine,kullanılan malzemeye ve şekline göre isim alanlar var .Ekşili köfte ,kuru köfte , sulu köfte,salçalı ,çiftlik köfte ,dalyan köfte ,kaşarlı köfte vs. Liste böyle uzayıp gidiyor.
Ben de çalışan bir anne olarak köfte çeşitlerini menülerimde sık sık kullanıyorum .Çünkü itiraz alma riski en az olan yemekler bunlardır .
Köfte yapmayı çok seviyorum .Tabakta sunumları ve yanına konulan garnitürleri ile çabucak bir ziyafete dönüşebiliyor. Tek bir kusurları var ;bereketli olmuyorlar .Yani sadece bir öğünlük yemekler .
Tabii bütün köfteler için bunu söyleyemeyiz .Örneğin salçalı köfte bereketlidir.
Biz çalışan anneler yaptığımız yemeğin ertesi güne kalması konusuna çok dikkat ederiz .Malum bazen iş uzar ,trafik yüzünden eve geç kalırız.Bazen de çocuğumuz bizden önce eve gelir .Yemeğini kendi hazırlaması gerekir .İşte böyle zamanlarda bir önceki günden kalan yemekler can kurtarıcı olur .
Ama hangi yemekler !...Siz çocuğunuzu brokoli çorbası ısıtırken hayal edebiliyor musunuz ?Böyle bir durumda ya kendine dışarıdan yemek söyler ,ya da ekmek arasına bir şeyler doldurur .
Biz de böyle şeyleri engellemek için onların sevebileceği alternatifler hazırlarız .Köfteler bu alternatiflerin ta kendisidir .Her türlüsü kabulümüzdür .
Ben bugün bizim evin en sevilen köftesini paylaşacağım .Salçalı Köfte bir tencere yemeğidir aynı zamanda .Ben mutlaka kekik koyuyorum .Çok güzel bir lezzet veriyor .Bizimkiler yanında yoğurtla yemeyi tercih ediyorlar . Siz de deneyin .Eminim çok beğeneceksiniz .



MALZEMELER

500gram dana kıyma
1 orta boy soğan
1 yumurta
1 su bardağı köftelik bulgur
1 tatlı kaşığı tuz köfteye + 1tatlı kaşığı tuz suyuna
1 çorba kaşığı domates salçası köfteye + 1 çorba kaşığı domates salçası suyuna
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı kekik
1 çay kaşığı taze çekilmiş karabiber
 1 çay kaşığı kimyon
1 çorba kaşığı un (tepsiyi unlamak için)
Yeterince tuz
3-4 adet patates
Yarım çay bardağı sıvı yağ (fındık)
2 litre su
 
YAPILIŞI
1-Bir yoğurma kabına soğan rendelenir .Üzerine kıyma ,yumurta ,ince bulgur ,1 kaşık domates  salçası ,tuz ve baharatlar konulur .İyice yoğrulur .Eğer çok sıkı ve kuru görünüyorsa yarım çay bardağı su eklenip tekrar yoğrulur .Tam bir macun kıvamında olmalıdır .Aksi takdirde köftelerimiz dağılabilir .
2-Bir tepsiye un her tarafına gelecek şekilde serpiştirilir .
3-Köfte harcı küçük ceviz büyüklüğünde alınarak misket köfteler yuvarlanır .Unlanmış tepsiye atılır .



 4-Tüm köfteler bittiğinde tepsi hafifçe sallanarak köftelerin tamamen unla kaplanması sağlanır .
5-Köfteleri dinlenmeye bırakılır. Patatesler köfte büyüklüğünde küpler halinde doğranır .
6-Bir tencereye sıvı yağ konup kızdırılır.Önce patatesler atılıp kızarma kokusu gelene kadar karıştırarak sotelenir .
7-Salça eklenir.Patateslerin her tarafı kaplanana kadar sotelemeye devam edilir .Bu işlemi yaparken tencerenin altı kısılarak aşırı kızarmanın önüne geçilir .
8-Patateslerin üzerine su eklenir .Kapak kapatılarak kaynaması beklenir .Ocak kısılmışsa bu aşamada ısı yükseltilir .
9-Kaynayınca kapak açılır .Tuz eklenir .Tepside dinlenen köfteler suyun içine dikkatlice bırakılır .Kaynama başlayınca ocak kısılır (fokurdayan su köftelerin dağılmasın neden olabilir).Kapak yarı kapalı olarak (tam kapatılırsa içinde un olduğu için taşabilir) 30 dakika pişirilir.
10-Pişmişlik kontrolü yapılır .Ocak kapatılır .
Yanında ev yapımı yoğurt tavsiye ediyorum .

AFİYET OLSUN


KÖY ÇORBASI

Soğuk kış günlerinde hem içimiz ısınsın ,hem de içeriği ile bizi hastalıklardan korusun diye annelerin Anadolunun her yerinde küçük farklılıklarla hazırladığı bu güzel çorbanın adı köy çorbasıdır .
Sizler de istediğiniz eklemeleri ve çıkarmaları yaparak farklı lezzetler bulabilirsiniz .Örneğin pirinç yerine bulgur ,havuç , pırasa yerine şalgam , kereviz ,ıspanak konulabilir.



MALZEMELER

1su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
1su bardağı haşlanmış nohut
1su bardağı pirinç
3-4 çorba kaşığı sıvı yağ (fındık)
1 litre et suyu +1 litre su
2 havuç
1 pırasa
1 orta boy soğan
1 çorba kaşığı domates salçası
1su bardağı ekşi yoğurt
3-4 diş sarımsak
Tuz , 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber , 1 çay kaşığı taze çekilmiş kara biber
Üzerine 2 çorba kaşığı tereyağı , 1 tatlı kaşığı nane

YAPILIŞI

1-Soğan küçük doğranır .Havuç rendelenir.Pırasa önce bir parmak uzunluğunda ,sonra da ince doğranır .
2-Tencereye sıvı yağ konup kızdırılır.İki dakika ara ile önce soğan ,sonra havuç ,en son pırasa eklenip sotelenir.
3-Sebzeler hafif renk alınca salça eklenir. Güzel bir koku alınca et suyu ve suyun yarısı eklenir. Kapak kapatılıp kaynaması beklenir .
4-Kaynayınca pirinç ve tuz eklenir.Tekrar kaynama başlayınca haşlanmış nohut ve mercimek ,pul biber ,karabiber eklenir .Kıvam kontrol edilir .Koyu ise suyun kalanı ilave edilir .Tuz kontrolü yapılır .Pirinçler yumuşayıncaya kadar orta ateşte 10-15 dakika pişirilir .
5-Çukur bir kapta yoğurt ve ezilmiş sarmısak iyice çırpılır .
6- Kaynamakta olan çorbanın suyundan azar azar karıştırarak yoğurt çorbanın sıcaklığına ulaştırılır .
7-Yoğurtlu karışım ,çorbanı altı kısılıp karıştırarak eklenir .Ocak kapatılır .
8-Tavada tereyağı eritilir .Nane eklenir .Nanenin hoş kokusu geldiğinde çorbanın üzerine dökülür .
Türk mutfağının o güzel kokusu içimize ,cızırdayan sesi de kulağımıza dolar .

AFİYET OLSUN